| Evet. İyisi mi Acele edin ve fikrimi değiştirmeden seçiminizi yapın. | Open Subtitles | اجل,من الافضل ان تسرع في الاختيار قبل ان اغير رأي |
| Acele edip, Kore'ye gitmek için para kazanmalısın. | Open Subtitles | عليك أن تسرع في جمع النقود و ثم تذهب إلى كوريا |
| Keçi ağılı demek. Acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | حظيرة الماعز، يستحسن أن تسرع في هذا الأمر |
| Raporumu ne kadar kısa sürede doldurursam, o kadar hızlı dönerim. | Open Subtitles | وكلما تسرع في كتابة التقرير كلما أسرع أنا في العودة إليهم |
| Senin sokakta daha hızlı ve fazla çalışman gerekiyor. | Open Subtitles | من الـأفضل أن تسرع في العمل، وإلـا ستنام في الشارع. |
| - Ama çabuk hareket etmemiz lazım. | Open Subtitles | بالرغم من ذلك، يجب أن تسرع في هذا |
| Güzel. İşler daha çabuk ilerler. | Open Subtitles | جيد، تسرع في مرور الأمور أكتر. |
| - Acele mi ediyordun yoksa sokuyor muydun? | Open Subtitles | حسناً، هل كنتَ تسرع في الإيقاع أم كنت تبطئ فيه ؟ |
| Sonda Acele etmemeye çalış. | Open Subtitles | . إنتبه لا تسرع في نهاية المعزوفة |
| - 1 hafta çok uzun, Acele edin. | Open Subtitles | هذه فترة طويلة حاول ان تسرع في الأمر هذا ... |
| Bacaklarımı hissetmiyorum, göğsüm de iyice acımaya başladı o yüzden biraz Acele eder misiniz? | Open Subtitles | "لا أستطيع الشعور بقدميّ بعد الآن، وبدأ صدري يؤلمني." -لذا لمَ لا تسرع في عملية الإبطاء" ." |
| Ama Acele etsen iyi olur. | Open Subtitles | عليك أن تسرع في الأمر |
| Acele karar verildi. | Open Subtitles | كان تسرع في الحكم |
| Sen? Acele et! | Open Subtitles | الأفضل أن تسرع في العمل |
| hızlı çal demedim, hızlı başla dedim. | Open Subtitles | لا ، لا تسرع في العزف. قلت إبدأ بسرعة. |
| Daha iyi. Bir parça daha hızlı çalmalısın. | Open Subtitles | هذا يعني أنه عليك أن تسرع في الأداء. |
| hızlı olmaya çalış, babacık. | Open Subtitles | حاول أن تسرع في اتخاذ القرار يا (أبي) |
| Onu çabuk bulmalısınız. | Open Subtitles | يجب عليك ان تسرع في ايجاده قبل ان تنتهي |
| - O zaman çabuk anlat. - Amy, arabama binmeliyim. | Open Subtitles | من الأفضل أن تسرع في الكلام آمي) أنا أحتاج لإستعادة سيارتي) |