| Jim, şuna merdivenlerden atlama der misin? | Open Subtitles | جيم، ممكن ان تقول لها الا تقفز على الدرج |
| Hey, Michael, şişme kaleye atlama. | Open Subtitles | " مرحباً, " مايكل " لا تقفز على " القلعة النطاطة |
| "Derken biri, bir diğerinin üzerine atlar ve arkasına geçerek sıkıca sarmalar... | Open Subtitles | ثمّ واحدة تقفز على الأخرى تعانقها بإحكام |
| - "Ayşe ipi atlar!" -aferin. Yine nedir? | Open Subtitles | عائشة تقفز على الحبل أحسنت ، ما هي مجددا ؟ |
| - Howard, yatağın üstünde zıplama. | Open Subtitles | - لا تقفز على السرير يا (هاوارد) |
| - Howard, yatağın üstünde zıplama. | Open Subtitles | - لا تقفز على السرير يا (هاوارد) |
| Belki bir kene tavşanın birinden atladı ve bu tüylü timsahlardan birinin üstüne yerleşti. | Open Subtitles | قفزت فوق أرنب، ثمّ حطّت على واحد من هذه التماسيح البيضاء الناعمة ثم تقفز على مريضنا |
| Neden arabaya atladınız? | Open Subtitles | الشرطي: لماذا تقفز على السيارة؟ |
| Her yeme atlama. | Open Subtitles | لا تقفز على أى طعم |
| Bir daha minibüsten atlama öyle. | Open Subtitles | ...اياك وان تقفز على السياره مره اخرى. |
| Beethoven, oraya atlama... | Open Subtitles | بيتهوفن، لا تقفز على... |
| "Ayşe ip atlar!" | Open Subtitles | عائشة تقفز على الحبل |
| "Ayşe ip atlar!" | Open Subtitles | عائشة تقفز على الحبل |
| "Mary Had a Little Lamb"de Bayan Erickson sahneye nasıl atladı gördün mü? | Open Subtitles | هل رأيت السيدة إريكسون وهي تقفز على أنغام "ماري لديها حمل صغير" |
| Çok endişelendi ve buraya gelmek için ilk uçağa atladı. | Open Subtitles | كانت قلقة وسوف تقفز على أول طائرة |
| Neden arabaya atladınız? | Open Subtitles | لماذا تقفز على السيارة ؟ |