| Kim onlardan ilham duymaz ki -- kendi iş arkadaşlarınız? | TED | يعني ، كيف لا يمكن أن تلهم بمثل هؤلاء أشخاص .. زملاءك أنت في العمل؟ |
| Yasadigi aci ile guclenen soyumuz ilham veriyor ve koruyor. | Open Subtitles | أمتنا القوية سلكت خلال الألم تلهم وتحمي. مادامت باقيه. |
| Söylemek istediğim de buydu. Kendine ilham vermelisin. | Open Subtitles | هذا ما أقوله يجب أن تلهم نفسك، أنا مثالي الأعلى |
| Çünkü sen insanlara, benim hiç yapamadığım bir şekilde ilham verebilirsin. | Open Subtitles | لانك تسطيع ان تلهم الناس بالطريقة التي لم استطع ان افعلها انا |
| Phillip'in yorumları, Erik'i bir sonraki romanı üzerinde çalışmaya teşvik edecekti. | Open Subtitles | - أنا؟ تعليقات فيليب تلهم إريك للإستمرار بالعمل على روايته القادمة |
| Etrafındaki herkesin içlerindeki iyiliği çıkarmalarına teşvik ediyorsun. | Open Subtitles | تلهم أولئك حولك لكي يكون أفضل نسخة أنفسهم. |
| Tarihi kaynaklar Orta Dünya'nın en hakir görülen iblislerine ilham vermekle kalmamış aynı zamanda başlıca kahramanlarından birine de hayat vermiştir; | Open Subtitles | لم تلهم المصادر التاريخية أكثر المخلوقات القبيحة بغضا بالأرض الوسطى فحسب :بل كذلك أحد أبطالها الرئيسيين |
| Ama Amanda Woodward insana ilham verecek türden bir kadın. | Open Subtitles | ولكن أماندا وودورد هي المرأة التي تلهم الكلمات |
| Dilerim ki, domuz Barbra, onu yiyen çocuklara gerçek Barbra'nın bana verdiği kadar ilham verir. | Open Subtitles | ولكن اتمنى ان هذي الخنزيرة تلهم جمبع الاطفال الذي يأكلها كما ألهمتني باربرا |
| İnsanlara ilham veren meşhur, büyük, etkileyici şarkılar söylemek. | Open Subtitles | أن أغني أغاني كبيرة وسمينة ومثمرة الأغاني الأولى التي تلهم الناس. |
| Bu yüzden bu gece kimliklerinizi kapıda bırakın ruhlarımızın size ilham olmasına izin verin ve süslü çehreleriniz sizi entrikaya yönlendirsin. | Open Subtitles | لذلك الليلة ، اتركوا هوياتكم عند الباب واجعلوا أرواحنا تلهم أرواحكم وربما مظاهركم المزخرفة تقودكم إلى الخداع |
| Rahiplere ve fahişelere ilham veren biri ciddiye alınmalıdır. | Open Subtitles | مَن تلهم القساوسة والعاهرات على حد سواء تستحق أن تؤخذ على محمل الجد |
| Komite Başkanı olarak fikirlerinle katkıda bulunup insanlara ilham verip onlara liderlik edeceksin. | Open Subtitles | لكن كرئيس للجنة عليك أن تطرح أفكاراً تلهم الجميع وتكون قائداً لهم. |
| Neden? Çünkü Pantheon'lar tasarlanan fiziksel objelere demirlenmişlerdir, onlar sadece görüldüğünde ve deneyimlendiğinde ilham verecekler ve sonsuza dek öyle yapmaya devam edeceklerdir. | TED | لماذا؟ لأن البانثيون ترتكز على الأشياء المصممة فيزيائياً ، تلك التي تلهم بمجرد رؤيتها ومواجهتها ، وسوف تواصل القيام بذلك إلى أجل غير مسمى. |
| O günden ve depresyonundan rahatlıkla bahsediyor ve hikâyesinin başkalarına ilham vermesini umuyor. | TED | يتحدث بصراحة عن أحداث ذلك اليوم وعن اكتئابه على أمل أن قصته تلهم الآخرين . |
| İlham vermek için cesur olmalısın. | Open Subtitles | لكي تلهم الناس، يجب أن تتحلّى بالشجاعة. |
| Çok çalışıp, aniden kazanmaya başlayınca, senden kaynaklandığını çocuklara başarılı olmaları için ilham verdiğini düşünürsün. | Open Subtitles | حسناً , تعمل بجد كبير , تبدأ في الفوز فجأة , تعتقد إنه أنت فقط أنت تلهم الأولاد إلى العظمة في خلفية تفكيرك , تبدأ التساؤل |
| Şimdi takıma kendilerine inanmaları için ilham vermelisin | Open Subtitles | الان يجب ان تلهم زملائك ليؤمنوا بانفسهم |
| Amerikan eğitim sisteminin başına bela olan katı eşitsizlikleri aradan çıkarmak için çocukları şu üç kelimeyi söylemeye teşvik edecek yeni bir eğitim deneyimi yaratmalıyız: "Ben bir okuyucuyum." | TED | إن تفكيك التفاوتات الوحشيّة التي يعاني منها التعليم الأمريكي يتطلب منّا خلق تجارب قراءة تلهم كل الأطفال ليقولوا ثلاث كلماتٍ: أنا طفلٌ قارئٌ. |
| PHIL GIRALDI CIA KARİYER GÖREVLİSİ Avlaki'nin konuşmalarının yurdumuzda terörü teşvik ettiğine dair tartışma oldu. | Open Subtitles | قالوا أن خطب (العولقي) كانت تلهم الأرهابيين في الداخل. |