| Hunter bulvarında terk edilmiş eski bir binaya birinin bir kadını içeri soktugu tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد موقع شخص يأخذ امرأة إلى داخل تلك المباني القديمة المهجورة في منطة هانتر بلفد |
| Dört gün sonra bonoboların yeri tespit edildi ama hareket halindeydiler. | Open Subtitles | بعد اربعة أيام تم تحديد موقع البونوبو لكنها تتحرّك |
| Onun için her şey "Hedef tespit edildi. | Open Subtitles | كلشئبالنسبةإليهامجرد ... تم تحديد الهدف تم القضاء على التهديد |
| Gezegenin çok geniş okyanuslarını ve ıssız ovalarını araştırdıktan sonra taş çok iyi korunan bir şehirde bulundu. | Open Subtitles | بعد البحث في محيطات الكوكب الكبيرة, وسهوله الجرداء تم تحديد الحجر داخل مدينة محصنة جيداً |
| Kimliği kesin olarak belirlendi. Şüphe götürmeksizin, bu o. | Open Subtitles | تم تحديد هويتها بشكل قاطع إنها هي بلا شك |
| Hedefin yeri tespit edildi. Bütün kaynaklar oraya yönlendiriliyor. | Open Subtitles | "تم تحديد مكان الهدف" "جاري إرسال جميع العملاء" |
| DNA eşleşmesi tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد تطابق في الحمض النووي |
| Ramstein, başkanın kaçış podunun yeri tespit edildi. | Open Subtitles | شيفرات جديدة تم تفعيلها رامستين)، كبسولة) الرئيس تم تحديد مكانها |
| Yeriniz tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد موقعكم |
| Yeriniz tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد موقعكم |
| Şüphelinin yeri tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد موقع المشتبه به |
| Ama hazinenin yeri tespit edildi. | Open Subtitles | و لكن تم تحديد موقع الكنز |
| Şüphelilerin yeri tespit edildi. Üçüncü perondalar. | Open Subtitles | تم تحديد الهدف. "بلاكسورم" ثلاثة. |
| tespit edildi, görsel teşhis uygulanıyor. | Open Subtitles | " تم تحديد الإحداثيـّات، يتم الآن تحديد المكان..." |
| Hedef tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد الهدف. لنذهب. |
| Bilinmeyen ses dalgası tespit edildi. | Open Subtitles | تم تحديد موجة صوتية مجهولة |
| Flynn'in kiralık arabası Alki'nin önünde bir barda bulundu. | Open Subtitles | سيارة فلين المستأجرة تم تحديد موقعها خارج حانة في ألكي |
| Kan grubu bulundu ve dört ünite beklemede. | Open Subtitles | تم تحديد زمرة دمه وهناك أربع وحدات دم جاهزة |
| Mevki'de mısır bulundu. | Open Subtitles | تم تحديد مكان الذرة مكان الموقع |
| Kimliği kesin olarak belirlendi. Şüphe götürmeksizin, bu o. | Open Subtitles | تم تحديد هويتها بشكل قاطع إنها هي بلا شك |
| Ölüm nedeni ağır bir felç olarak belirlendi. | Open Subtitles | تم تحديد سبب الوفاة بجلطة شديدة بالمخ |
| Kefalet 1 milyon dolar olarak belirlendi. | Open Subtitles | تم تحديد الكفالة بمبلغ مليون دولار. |