| Neden ölmek zorundaydı ki? | Open Subtitles | لماذا توجب عليها ان تموت ؟ |
| Beni incitmek zorundaydı. | Open Subtitles | توجب عليها أذيتي, هه؟ |
| Rami'yi neden saraya getirmek zorundaydı ki? | Open Subtitles | لكن لمَ توجب عليها إحضار (رامي) إلى القصر؟ |
| Benim serbest kalabilmem için kızımın ölmesi gerekti. | Open Subtitles | ابنتي توجب عليها ان تموت لكي أتحرر أنا |
| Marie burada değil, bu sabah eve gitmesi gerekti. | Open Subtitles | توجب عليها الذهاب للمنزل هذا الصباح |
| Zavallı kız Avrupa'ya gitmek zorunda kaldı. | Open Subtitles | البنت المسكينة توجب عليها الذهاب لأوروبا |
| Adamın "amanın" dediğini duydum, ...kadın hemşire de odadan çıkmak zorunda kaldı. | Open Subtitles | سمعت الرجل يقول "أووبس" والممرضة الأنثى توجب عليها مغادرة الغرفة |
| Aynen. Eve gitmesi gerekti. | Open Subtitles | نعم توجب عليها الذهاب |
| Onu öldürmesi gerekti. | Open Subtitles | لقد توجب عليها قتله |
| Neden odadan çıkmak zorunda kaldı? | Open Subtitles | لما توجب عليها مغادرة الغرفة ؟ |
| Tüm sınavlarını evde vermek zorunda kaldı. | Open Subtitles | توجب عليها أن تؤدي أمتحانتها في المنزل. |