| Tanrı kadınlara özgü bu yeteneğini ve rahminin meyvesini kutsasın. | Open Subtitles | بوركت من امرأة من بين النساء وبوركت ثمار رَحْمك المبارك |
| Ve sizlere çalışmalarımızın meyvesini verdiğini söylemekten gurur duyuyorum. | Open Subtitles | خلال الأعوام المنصرمة، وأعلن بفخر أننا خلال اللحظات التالية سنريكم ثمار عملنا |
| İyi bir ağaç şeytan meyvesi vermez. ...yozlaşmış bir ağacın güzel meyve veremeyeceği gibi. | Open Subtitles | وهناك الكثير من الاشجار التي تجني منها ثمار الطيبة وثمار الشـر |
| Birçok aşılanmamış ağaç çeşitli hastalıklar sebebiyle hiç meyve vermezken, olgunlaşan Meyveler de çürümüş vaziyettedir. | Open Subtitles | غالبية الاشجار لا تطرح ثمار بتاتا بقية الاشجار تطح ثمار ضعيفة وذلك لأنها تعاني من أمراض مستعصية لم يتم علاجها |
| Peki ya emeğimizin meyveleri kardeşlerim? | Open Subtitles | وماذا عن ثمار عملنا، أيها الإخوة والأخوات؟ |
| Maaş, kutusuna beş sent. Ezik meyve toplamayın. | Open Subtitles | الأجور ، خمسة سنتات للصندوق الخالى من ثمار المعطوبة |
| Vakit yaklaşıyor. Ektiklerimizin meyvesini toplayacağız. | Open Subtitles | إقتربت الساعة بينما نحصد ثمار جهودنا |
| Vakit yaklaşıyor. Ektiklerimizin meyvesini toplayacağız. | Open Subtitles | إقتربت الساعة بينما نحصد ثمار جهودنا |
| Ağır çalışmalarınızın meyvesini annem dâhil kimsenin okumayacağı karanlık bir günlük olarak bastırarak faydalanmayı düşünüyorum. | Open Subtitles | خطة ل على الاستفادة من ثمار من العمل الثابت... ... عن طريق الحصول على نشرها في مجلة غامضة أن لا أحد سيقرأ. |
| Yozlaşmış ağaçlar şeytanın meyvesini sunarlar. | Open Subtitles | ولكن شـجرة الشـر تجني منها ثمار الشـر |
| Şimdi hepimizin beklediği o an geldi çalışmalarımızın meyvesi. | Open Subtitles | و الان, هذه اللحظه الذي كنا ننتظرها ثمار مجهودنا |
| Bütün bunlar, gübreyle besleyip böcek zehriyle koruduğun 20 yıllık emeğimin meyvesi. | Open Subtitles | هذه هي ثمار عملي التي ساجنيها بعد 20 عاما من الزراعة ومن تغذيتها بالسماد ورشها بالمبيدات القوية |
| ve şimdi seninle paylaşacağız, Heart'ün en yeni üyesi, ortak emeğimizin meyvesi. | Open Subtitles | والآن نحن نشارك معكم، أحدث عضو في القلب، ثمار عملنا. |
| Bu topraklar, çiftlik, inekler, Meyveler hep benim çalışmamın eseri. | Open Subtitles | الملكية , مزرعة بيت , الجاموس هي ثمار جهودي . |
| Artik öldügüne ve bana karsi duranlar ortadan kalktigina göre çalismalarimin verdigi Meyveler niçin göze hitap etmesin ki dedim. | Open Subtitles | والآن مات، فيما زال من الوجود كل امرئ كال لي العداء. لذا لا أرتأي سببًا يوجب بقاء ثمار جهدي دفينة بغير تقدير. |
| Örneğin bir kirpinin dikenlerinden Meyveler toplaması, şeytanın tevekkül meyvelerini çalmasını temsil edebilir -- veya İsa'nın, insanların günahlarını çekmesini. | TED | علي سبيل المثال، النيص الذي يقتني الفاكهة على أشواكه يُمكن أن يمثل الشيطان الذي يسرق ثمار الإيمان أو يحمل المسيح خطايا البشرية. |
| Amca, bunlar bizim düşünce ve çabalarımızın meyveleri. | Open Subtitles | هذه ثمار أفكارنا وأعمالنا يا عم |
| Yani subdüksiyonun meyveleri bu bölgedeki yakın insanlık tarihini şekillendirdi. | Open Subtitles | " لذا ثمار " الاندساس قد شكلت التاريخ الإنساني الحديث في هذه المنطقة |
| Maaş, kutusuna beş sent. Ezik meyve toplamayın. | Open Subtitles | الأجور ، خمسة سنتات للصندوق الخالى من ثمار المعطوبة |
| Kahve yapmak için Meşe palamudu toplarlar. | Open Subtitles | انهم يجمعون ثمار البلوط ويصنعون منها القهوه |
| Ömür boyu harcadığım emeğin karşılığını gördüğünüzde ne yapacağınızı merak ediyorum. | Open Subtitles | أريد رؤية الإبتسامة على وجوهكم حين أقاسمكم ثمار سنوات من الكدح |
| Şekerci boyası meyvelerini yedikten sonra okuduğun kitapları hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتذكر ذاك الكتاب الذي قرأته بعدما أكلت ثمار الفِتلاق السام؟ |
| Kasıklarının meyvesiyle ilgili bazı şeyler? ... | Open Subtitles | اشياء تتعلق ب"ثمار خاصراتك". |