| Ve bu çoçuklar biliyorlar ki zahmetsiz klima kontrolü geleceklerini bir parçası olamayacak. | TED | ويعلم أؤلئك الأطفال أن التحكم المؤلم في المناخ ربما ليس جزء من مستقبلهم. |
| Endüstrinin bir kesitininin yanı sıra yeni nesil yükselen yıldızları da çektim. | TED | قمت بتصوير جزء من الصناعة، فضلا عن الجيل القادم من النجوم الصاعدة. |
| Bize doğanın bir parçası olduğumuzu ve ondan ayrı olmadığımızı hatırlatıyor. | TED | انها تذكرنا اننا جزء من هذه الطبيعة واننا لسنا بمعزل عنها |
| Ben bunun bir parçasıyım. O şarkıyı bana yazdın. O benim şarkım! | Open Subtitles | انا جزء من هذا , فقد كتبت هذه الأغنية لى هذه اغنيتى |
| Kim bilir, belki de sizin atomlarınız önceden Napoleon'un diziydi. | TED | من يدري، ربما تكون إحدى ذراتك جزء من ركبة نابليون. |
| Yani vücutlarının ya da yüzlerinin bir tarafı ötekiyle aynı olmuyor. | Open Subtitles | أنه يوجد جزء واحد من جسدهم أو وجههم لا يُطابق الأخر |
| Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti. | TED | ولكن من جهة أخرى، تعريفي لذاتي فقد للتو جزء كبير من مصداقيته. |
| bir örümcek lifi proteininin nasıl göründüğünü anlamanız için, bu bir kılavuz çizgisi proteini, sadece bir kısmı karadul böceğine ait. | TED | لإعطاءكم فكرة عن ما يبدو عليه بروتين خيط العنكبوت هذا هو بروتين خيط الجذب جزء منه فقط من عنكبوت الارملة السوداء |
| Sanırım tıp kültürünün değişmesi gerekli bir yanıyla ilgili bir şeyler yapmamız gerekiyor. | TED | اعتقد اننا لابد من فعل شئ عن جزء الثقافة الطبية التي تحتاج لتغير |
| bu, benim neden bir gazeteci olmak istediğimin en büyük sebebi. | TED | وهذا جزء كبير من السبب الذي جعلني قررت أن أصبح صحفية |
| Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı. | TED | وتم قذفي من جزء في الاحجية الى جزء اّخر, لم تتناسب أطرافها |
| Diyor ki, maddenin herhangi bir parçasını çok küçük boyutta incelerseniz, öncelikle moleküllere rastlar sonra da atomları ve atom altı parçacıkları bulursunuz. | TED | تقول انك اذا اختبرت اي جزء من مادة بدقة متناهية في البداية سوف تجد جزيئات ومن ثم سوف تجد ذرات و جسيمات ذرية |
| En güzel yanı, artık adres vermek zorunda kalmayacak olmam. | Open Subtitles | أفضل جزء أولِ أنا لَنْ يَكونَ عِنْدي لإعْطاء عنوانِي ثانيةً. |
| Ama bir doktor olarak, Wehrmacht'ın bir parçasıyım ve şimdilik gitmiyorum. | Open Subtitles | لكن كطبيب، أنا جزء من ويهرماتشت وهم لم يرحلوا حتى الآن |
| Halbuki kesinlikle bir parçası, özellikle de büyüme için kullanılırsa. | TED | لكنها في الحقيقة تمثل جزء. خاصة اذا كانت مستعملة للتمو |
| Yani... 4 gol atmanın en iyi tarafı nedir biliyor musun? | Open Subtitles | لذا هل تعرف ما هو افضل جزء في تسجيلك الاربعة اهداف |
| Fakat modern aile toplumunu, toplumumuzu hep beraber yeniden inşa etmemizi gerektiren ayrı bir kısım var. Geri dönüşü olmayan bir noktadayız. | TED | لكن هناك جزء أخر يجب علينا جميعاً أن نعيد بنائه لنبني مجتمعاتنا، عائلتنا الحديثة في المجتمعات نحن في نقطة اللاعودة. |
| Tartışma bölümünü kapandı, ateşli bölüm hala devam ediyor desek daha iyi. | Open Subtitles | لنقل أن جزء النقاش قد توقف لكن الجزء الساخن ما زال مستمر |
| bu, Deniz Canlıları Sayımı adında çok daha büyük bir programın parçasıdır. Ve onlar, Dünya'nın her yerinde etiketleme yapıyor olacak. Molalar da bu programa dahil olacaktır. | TED | هذا هو جزء من برنامج أكبر من ذلك بكثير تسمى تعداد الحياة البحرية، حيث سنتعرض لوضع علامات في جميع أنحاء العالم ومولا ويذهب اليها ويدخل في ذلك. |
| O, ailenin bir parçası oldukça bana orda yer yok. | Open Subtitles | طالما أنه جزء من تلك العائلة ليس هنالك مكان لي |
| Size orayı kiraladıktan sonra, kendini grubun bir üyesi sanıyor. | Open Subtitles | منذ أن إستأجرتم المكان، وهي تشعر وكأنها جزء من الفرقة |
| kısmen hayli ilerlemiş olduğu zaman, geç evrede fark edildiğinden ve çok genetik değişimi olduğu için çok saldırgan bir kanserdir. | TED | إنه سرطان شديد العدوانية، في جزء لأنه أكتشف في مراحل متأخرة جداً، عندما يكون متقدم جداً وهناك عدد من الطفرات الجينية. |
| Uzayın her bir parçasının şu an olduğu gibi, zamanın da her bir parçası şu an var. | Open Subtitles | بما أن كُل جُزء من المكان موجود هُنا حالياً هذا يعنى أن كُل جُزء من الزمان موجود هٌنا حالياً أيضاً هذا يعنى أن كُل جُزء من الزمان موجود هٌنا حالياً أيضاً |