| - Yani, tabi hayatım yenilenmiş bir köprü çok güzel olur ama kullanılmıyor. | Open Subtitles | أَعْني، اكيد، عزيزتي أَعْني، الجسر المُغَطَّى جميلُ لَكنَّه لا يَخْدمُ أيّ وظيفة فعلية |
| Ama Luberon'un çok güzel bir manzarası var. | Open Subtitles | لكن هناك منظر بانارومي لطيف لي ليبيرون انة جميلُ. |
| çok güzel. Beğeneceğini düşündüm. | Open Subtitles | أوه هذا جميلُ اعتقدت انة سيعجبك |
| Kitabın çok güzel olmasına rağmen inanılmaz güzel ama çok detaylı. | Open Subtitles | ... وبالرغم من أنَّ كتابكَ جميلُ جداً ... أعنى, جميل بذهول, إنه ... إنه فى بعض الأوقات |
| - çok güzel bir yağmur hakkında var olduğuna bile inanamıyorum. | Open Subtitles | - حول "a مطر الذي جميلُ جداً، أنا لا أَستطيعُ الإعتِقاد حتى وَجدَ." |
| Gelini öpebilirsin. Aww... Bu çok güzel. | Open Subtitles | تستطيع ان تقبل العروس ذلك جميلُ. |
| O da çok güzel. Güzel saçları var. | Open Subtitles | هو جميلُ أيضاً ,لديه شَعرِ جميلِ |
| Bence hamilelik çok güzel. | Open Subtitles | أعتقد ذلك أنْ يَكُونَ حبلى جميلُ. |
| Bu çok güzel, gerçek şu ki, kendi inançlarından vazgeçerek senin inanmanı fazlasıyla unursayan bir kocan var. | Open Subtitles | هذا جميلُ جداً إنَّ حقيقةُ أنَّ لديكِ زوجٌ يهتمُ لأمركِ كثيراً ويفعلُ ما يتوجبُ عليه فعله بطريقته الخاصه لجعلكِ تؤمنين بالأشياء |
| çok güzel bir ev. | Open Subtitles | انة جميلُ جداً. |
| Colin çok güzel, değil mi? | Open Subtitles | كولن جميلُ جداً، أليس كذلك؟ |
| Eviniz gerçekten çok güzel. | Open Subtitles | بيتكَ جميلُ جداً. |
| Bu çok güzel tatlım. | Open Subtitles | ذلك جميلُ جداً، حبيب. |
| Tanrım. çok güzel. | Open Subtitles | أوه، الله، هو جميلُ. |
| Kılıcın kını çok güzel. | Open Subtitles | إنّ الغمدَ جميلُ جداً. |
| Şuna bak. çok güzel. | Open Subtitles | أوه، يَنْظرُ إلى هذا، هو جميلُ! |
| Baba, çok güzel! | Open Subtitles | . أَبّي ، إنه جميلُ |
| Ray, bu çok güzel. | Open Subtitles | أوه، راي، هو جميلُ. |
| Tanrım, burası çok güzel. | Open Subtitles | الله، هذا المكانِ جميلُ. |
| Oh, bu çok güzel. | Open Subtitles | أوه، انه جميلُ. |