| Hafıza kaybı yaşadığını ve saatler sonra San Francisco'da kendi dairesinde kendine gelene kadar hiçbir şey hatırlamadığını iddia etti. | Open Subtitles | يدعى انة كان يعانى من حالة فقدان وعى جزئية ولا يعرف شيئاً آخر حتى وجد نفسة فى شقتة بعد عدة ساعات |
| Geçici bellek kaybı. Divana yatırın. | Open Subtitles | هي في حالة فقدان ذاكرة لنضعها على الكنبة |
| Öyleyse, söyle bana doktor, kaç kez gerçek bir hafıza kaybı teşhisi koydun? | Open Subtitles | اخبرني إذاً أيها الطبيب، كم مرة شخصت حالة فقدان ذاكرة حقيقية، |
| Fiziksel bir sıkıntınız yoksa neden bilinç kaybı geçirir insan? | Open Subtitles | أعني مالذي قد يسبب حالة فقدان الوعي هذه إن كان لايوجد أي علة جسديه بك |
| - Yine hafıza kaybı mı? - Hayır, ama her neyse, çok üzgünüm. | Open Subtitles | حالة فقدان ذاكره مناسبه أخرى - لا لكن مهما فعلت أنا آسف جداً - |
| Basınç kaybı durumunda, oksijen maskeleri yukarıda. | Open Subtitles | "في حالة فقدان الضغط في الكابينة سيتم ظهور أقنعة الأكسوجين" |
| - Hafıza kaybı. | Open Subtitles | إنتابته حالة فقدان ذاكره |
| Sende bu hafıza kaybı olayını incelememi istiyorsun? | Open Subtitles | وتريدنى أن أتفقد حالة فقدان الذكرة هذه ونرى ماذا يعرف ! |
| Hafıza kaybı meselesini inceleyip, bildiklerini öğrenmemi ister misin? | Open Subtitles | وتريدنى أن أتفقد حالة فقدان الذكرة هذه ونرى ماذا يعرف ! |
| Böyle şeylerin olmaması lazım aslında. Hafıza kaybı gibi bir şey. | Open Subtitles | -كما لو كانت حالة فقدان ذاكرة |