| İlk partin için Paris'te kaldık, ...bu yüzden nasıl geçtiğini anlatsan? | Open Subtitles | لقد بقينا في باريس لأجل حفلتكِ هذه لذا اخبريني كيف جَرتْ |
| Geçirmiyorsa, ne çıkar? Hatırla, bu senin partin. | Open Subtitles | وإن لم يكن , ماذا سيحدث هذه حفلتكِ أتتذكرين ؟ |
| Şimdi, o aptal ofis partine gidiyor muyuz, yoksa? | Open Subtitles | الآن، أنحنُ ذاهبُون إلى حفلتكِ السّخيفة أم ماذا؟ |
| - partine gelmem gerekirdi. | Open Subtitles | حقاً كان ينبغي عليّ المجيء إلى حفلتكِ |
| Bu geceki partinde çok güzel görünmelisin. | Open Subtitles | ستبدو رائعة، يجب أن تكوني جميلة في حفلتكِ الليلة |
| Parti için üstümü değiştirmek istedim. | Open Subtitles | أنا أردتُ أن أغيرَ ملابسي من أجل حفلتكِ. |
| Sürpriz Partini tatilden sonraya erteleyebiliriz belki. | Open Subtitles | ربما يمكننا إعادة جدولة حفلتكِ المفاجئة إلى ما بعد العطلة ؟ |
| Endişe edilecek bir şey yok, sadece partiniz için odayı temizliyoruz. | Open Subtitles | لا شيئ لتقلقي حياله، نحن نخلي الغرفة وحسب من أجل حفلتكِ |
| Çünkü en iyi arkadaşın herkese evlat edinildiğini söylediğinde... kendi partinden kaçtığını sanıyordum. | Open Subtitles | ...لأنّكِ هربتِ من حفلتكِ ...لأنّ صديقكِ المفضّل أخبر الجميع بأنّكِ قلتِ أنه تم تبنّيكِ |
| Bu senin partin değil ki, ne yapacağımı söyleyemezsin. | Open Subtitles | هذه ليست حفلتكِ لا يمكنكِ أن تقولي لي ما أفعل |
| İhtiyarlarla horlama partin az önce liseli partisine dönüştü. | Open Subtitles | حفلتكِ للشيخوخة المملة قد تحولت إلى حفلة ثانوية. |
| Bu senin partin benim değil. | Open Subtitles | إنها حفلتكِ أنتِ .. ليست حفلتي |
| Dandik partin için ismimi ayaklar altına alma riskine %50'den aşağısı için gireceğimi de nereden çıkarttın? | Open Subtitles | أتظنينَ أني سأخاطر بذلك من أجل حفلتكِ اللئيمه و تفسدينَ سمعتي من أجل شيء أقل من 50% ؟ |
| partine gelecek olanlar, maymunu beslemek isteyecekler. | Open Subtitles | من سيأتي حفلتكِ يجب أن يجد شيئاً ليطعمه للقرد ! قرد؟ |
| Herkes partine bayılmış. | Open Subtitles | الجميع أحب حفلتكِ |
| Biliyorum kendi partine katılacağından Chloe'ye kesinlikle bakamazsın, bende düşündüm ki belki güvenilir tanıdığınız biri vardır... | Open Subtitles | وأعلم أنكِ لنّ تستطيعيّ رعاية (كلوي) وكذلك حضور حفلتكِ, وربما ربما هناك شخص ما ممكن تعرفينهُ، و تثقين به |
| Kaptan Mackelson'ın dün gece bardaki partinde sarhoş olup olmadığını bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | أريد أن أعرف إن كانت كابتن ماكيلسون تشرب الخمر في حفلتكِ في الحانة الليلة الماضية |
| - partinde bir kaniş götü var. | Open Subtitles | -أجل، فهنالك مؤخرة كلب تتجوَّل في حفلتكِ |
| Bunu sürpriz partinde giyebilirsin. | Open Subtitles | يمكنكِ ارتدائه في حفلتكِ الفاجئة. |
| Tek başına nasıl Parti yaparsın? | Open Subtitles | يــا، كيف يمكنكِ الإحتفال بمفردكِ في حفلتكِ الخاصة؟ |
| Parti otobüsünün berbat olması benim suçum değildi. | Open Subtitles | ليس خطأي أن حافلة حفلتكِ كانت حفلة فاشلة. |
| - Partini mahvetmek istemedim. - Takım olmamız gerekiyor. | Open Subtitles | لم ارد ان أفسد حفلتكِ - من المفترض أننا فريق - |
| Kate'in Yemekleri. Bu geceki partiniz için geldik. | Open Subtitles | خدمات كايت للطهى أنا هنا من أجل حفلتكِ الليلة |
| Babam partinden bahsetti. | Open Subtitles | أبي أخبرني بشأن حفلتكِ |