| Polis arabasının arkasında, eski giyecekler var. | Open Subtitles | سولى , ستجد الملابس القديمة خلف سيارة الفرقة |
| Seni dondurma arabasının arkasında koşarken görmüştüm. | Open Subtitles | أقصد، رأيتك مرة تركض خلف سيارة لبيع المثلجات. |
| Mayom, Koç Punjadi'nin arabasının arkasında kalmıştı. | Open Subtitles | كان اللباس الذي بقطعة واحدة (في خلف سيارة المدرب (بونجيتي |
| Biz de, Barney'nin arabasının arkasında uyuyabilmek için birkaç yastık ve battaniye almaya geldik. | Open Subtitles | لذا، نحن فقط هنا لأخذ بعض البطانيات و المخدات لنتمكن من النوم في في خلف سيارة (بارني) رباعية الدفع. |
| Randy arabanın arkasında o kağıtları tutuyordu. | Open Subtitles | راندي كان لديه جميع ورق الانتخابات في خلف سيارة الكامينو |