| Ceset burada olduğundan ve perde geri çekilmiş olduğundan gece ilk göreceğin, O evin ışıkları olurdu. | Open Subtitles | فـ لأن الجثة كانت هنا و كانت الستائر مسحوبة فكانت الأنوار من ذاك المنزل هي أول ما تراه في الليل |
| Bunu bilmiyorsun. O evin her yerini aradık. | Open Subtitles | أنت لا تعلم هذا , لقد فتشنا كل انش من ذاك المنزل |
| O evin dışında oturunca veya bütün o seyahatler boyunca görmek istediğin kişi o değildi. | Open Subtitles | لم يكن هو من أردتي رؤيته عندما جلستي خارج ذاك المنزل عندما ذهبت لكل تلك الرحلات |
| o evde neler oldu, Doktor Prescott? | Open Subtitles | ماذا جرى في ذاك المنزل , دكتورة بريسكوت ؟ |
| o evde çok fazla anım vardı. Üzgün, yaşlı manyak bir adam olmak istemedim. | Open Subtitles | كان هناك العديد من الذكريات في ذاك المنزل |
| Sabahtan akşama kadar müzik çalan o evde yaşıyor. | Open Subtitles | إنه من ذاك المنزل الذي يشغلون به الموسيقى طوال الوقت |
| O evin içinde ne var biliyorsun! | Open Subtitles | أنت تعلم , ماذا في ذاك المنزل. |
| O evin içine bakmamız gerek. | Open Subtitles | يجب أن نلقي نظرة بداخل ذاك المنزل |
| O evin içinde. | Open Subtitles | في ذاك المنزل. |
| Ve işin garip tarafı, tam da o evde intihar etmiş. | Open Subtitles | وبغرابه, هو انتحر في ذاك المنزل |
| Şimdi onu durmadan o evde görüyorum. | Open Subtitles | الآن أنا ما أزال أراه في ذاك المنزل |
| Dün o evde Ned'in başına gelenler bana sanki Cassidy onu korkutmaya çalışıyormuş gibi geldi. | Open Subtitles | ،ما حدث لـ(نيّد) بالأمس في ذاك المنزل يبدو الأمر أن (كاسيدي) كانت تحاول إخافته، صحيح؟ |