| Eee, buraya uyuşturucu anlaşması yapmaya mı geldiniz, ha? | Open Subtitles | إذاً كنتم هنا لإتمام صفقة مخدرات أليس كذلك؟ |
| Belki de uyuşturucu anlaşması kötü gitmiştir. | Open Subtitles | بعد فيليكس؟ ربما انها صفقة مخدرات أن يذهب سيئة. |
| 11 tane daha uyuşturucu pazarlığı ve bundan sonra halka açık yerlerde. | Open Subtitles | إحدى عشر صفقة مخدرات إضافية و منذ الأن ستكون دائماً في مكان عمومي |
| Hayır, arabaya bir girip bir çıktığımdan ya bir sorunu konuşuyor ya da uyuşturucu pazarlığı yapıyoruz gibi oluyor. | Open Subtitles | لا، إذا دخلت السيارة ثم خرجت بعد دقيقة يبدو الأمر وكأنّنا نتحدّث عن مشكلة أو نجري صفقة مخدرات |
| Bu restoranda gerçekleşen bir uyuşturucu alışverişi yüzünden hastanede ölmekte olan bir genç var. | Open Subtitles | لدي ولد مراهق يموت في المستشفى بسبب صفقة مخدرات تمت في هذا المطعم. |
| Yani bilmek istediğin, medyada denildiği gibi Reno'da ölü bir Vago'nun uyuşturucu anlaşmasının muhtemelen ters gitmesi üzerine mi öldüğü... | Open Subtitles | ماتريد أن تعرفه هو أن الإعلام يقول بأن عضو من عصابة الفاقوز ميت بسبب أن صفقة مخدرات انحرفت عن مسارها |
| Bizim crotchless külot için bir ilaç anlaşma gitti. | Open Subtitles | لملابسنا ذهب في صفقة مخدرات |
| - Ya da bozulan bir uyuşturucu satışı. - Şuna bakın. | Open Subtitles | أو صفقة مخدرات إنتهت بشكل سيء أنظروا إلى هذا |
| Polisler kötü giden bir uyuşturucu anlaşması sanarlar. | Open Subtitles | الشرطة ستعتقد بأنها مجرد صفقة مخدرات لم تسير بطريقة جيّدة |
| Burda uyuşturucu anlaşması mı yapıyorsunuz? | Open Subtitles | هل كنتم تتمون صفقة مخدرات هنا؟ |
| uyuşturucu anlaşması kötü gitmiş havası verin. | Open Subtitles | إجعل الأمر يبدو مثل صفقة مخدرات فاسدة. |
| Bir uyuşturucu anlaşması yapmıştık. | Open Subtitles | لقد كان صفقة مخدرات. |
| Pazar günü, Don Salvo uyuşturucu anlaşması için limanda olacak. | Open Subtitles | (يوم الأحد، دون (سالفو سيكون في ميناء القرية في صفقة مخدرات |
| uyuşturucu anlaşması bozuldu, değil mi? | Open Subtitles | فشل صفقة مخدرات ؟ |
| Havalı bir tekne peşindeyiz. Muhtemelen uyuşturucu pazarlığı. | Open Subtitles | نحن نتتبع قارباً فاخراً - ومن المحتمل أن تكون صفقة مخدرات - |
| Burada bir otoparkta uyuşturucu pazarlığı yapmıyoruz. | Open Subtitles | هذه ليست صفقة مخدرات في مرآب |
| Görünüşe göre uyuşturucu pazarlığı kötü gitmiş. | Open Subtitles | يبدو أن صفقة مخدرات قد فسدت |
| Tüm zaman uyuşturucu alışverişi ile meşgulmüş. | Open Subtitles | كان يجري صفقة مخدرات طوال الوقت |
| Katil, Matt Parker bir uyuşturucu anlaşmasının parçasıyken, olay cinayete döndü ve yakalandı. | Open Subtitles | لتورطهم في صفقة مخدرات قد آلت إلى جريمة قتل |
| Bir çeşit uyuşturucu anlaşmasının kötü bittiğini düşünüyorlar. | Open Subtitles | يعتقدون أنّها صفقة مخدرات فاشلة. |
| Bir ilaç anlaşma yapıyor musunuz? | Open Subtitles | اتعملين على صفقة مخدرات ؟ |
| Ondan sonra yine bir uyuşturucu satışı var. | Open Subtitles | مجرد عقد صفقة مخدرات "أخرى في "أرض لالا فريق الأوغاد يريدون عقد الصفقة هنا ؟ |