| Krematoryum'dayken Byalistock'dan bir tren geldi. | Open Subtitles | عندما كنت أعمل في المحرقة 5 وصل قطار من بيلستوك |
| Hatırlıyorum da, IG Farben bu yıl kimyasal madde fabrikası için... bir tren dolusu Macar ısmarlamıştı. | Open Subtitles | إني أتذكر في أول هذا العام طلب السيد فاربن حموله قطار من الهنغاريون لمصنعه الكيميائي |
| Yanlış hatırlamıyorsam, IG Kimya Endüstrisi, bu yılın başında fabrikasında çalıştırmak üzere bir tren dolusu Macar sipariş etmişti. | Open Subtitles | إني أتذكر في أول هذا العام طلب السيد فاربن حموله قطار من الهنغاريون لمصنعه الكيميائي |
| Philadelphia'dan trene bindim. Valizlerim Baltimore'a gitti. | Open Subtitles | إستقليت قطار من فيلادلفيا و حقائبي ذهبت لبالتيمور |
| Kongo'dan trene atlayıp öylece gelemezsin | Open Subtitles | -لا يمكنكِ ركوب قطار من الكونغو . |
| Fuller'dan çıkmış, kuzeye giden makinistsiz bir tren var. Tamam. | Open Subtitles | هناك قطار من دون ربّان خارج "فولير" متجه شمالاً، حوّل |
| Buraya uçakla geldim ama pencereden bir tren gördüm. | Open Subtitles | لقد جئت بالطائرة, لكنني رأيت قطار من النافذة |
| İyi bir ölçü olması için bir tren eklemeyi istemedin mi? | Open Subtitles | أنت لا تريد رماية قطار من أجل الإجراءات الضرورية؟ |
| - Dinle yakınlarda bir tren istasyonu ya da öyle bir şey var mı? | Open Subtitles | - استمعي إليّ, هل هنالك - محطة قطار من نوع ما هنا؟ |
| Yarın buradan geçecek bir tren var. | Open Subtitles | هنالك قطار من هنا غدا |
| bir tren barikatı geçebilmiş. | Open Subtitles | تمكن قطار من الوصول |