| Güreş değil baba. vücut geliştirme. Aralarında büyük fark var. | Open Subtitles | لا يتصارعون يا أبّى، كمال أجسام هناك إختلاف كبير |
| Bu bir dans yarışması değil yavrum, vücut geliştirme yarışması. | Open Subtitles | هذه مسابقة كمال أجسام ليست مسابقة رقص يا صغيري |
| Mr. Olympia vücut geliştirme yarışması. | Open Subtitles | "حضرة البطل الأوليمبيّ" هي منافسة كمال أجسام. |
| Badici olan biri kendini her gün %1 geliştirmeye adamalıdır. | Open Subtitles | أنا كلاعب كمال أجسام ينبغي بي أن أكون شخص يسعى بإستمرار أن يكون أفضل كل يوم |
| Basketi bırakıp Badici olmaya, karar verdiğimde o günün tarihini bir yere not ettim. | Open Subtitles | عندما قررتُ أن اصبح لاعب كمال أجسام و أقلع عن كرة السلة في الحقيقة سجلة ذلك التاريخ كان 8 أكتوبر 2002 |
| Ama çok iyi bir vücut geliştirmeci oldu. Spor için örnek bir insan özelliği taşımıyor. | Open Subtitles | ولكنه اصبح لاعب كمال أجسام ممتاز وهو ليس عارض جيد جداً ، لهذه الرياضة |
| O bayan bir vücut geliştirmeci ve bilek güreşçisi. | Open Subtitles | على أيه حال , هذا مثل انثى لاعبة كمال أجسام أو مصارعه بالذراع |
| Mr. Olympia vücut geliştirme yarışması. | Open Subtitles | "حضرة البطل الأوليمبيّ" هي منافسة كمال أجسام. |
| Dayım John bir vücutçuydu bana ve kardeşlerime ilk vücut geliştirme dergilerini o verdi ve nasıl idman yapacağımızı gösterdi. | Open Subtitles | (خالي (جون كان لاعب كمال أجسام أعطاني أنا وإخوتي أول مجلة كمال أجسام وعلمنا كيف نتمرن |
| Kendi sınıfında kazandığı ikinci vücut geliştirme yarışmasından sonraydı. | Open Subtitles | بعد ثاني مسابقة كمال أجسام له # (جيني هيث) ، زوجة (فيل) # |
| Her Badici bu stresi azaltmak için farklı yollar arar. | Open Subtitles | كل لاعب كمال أجسام يسعى إلى طرق مختلفة للتخفيف من حدة الإجهاد |
| Badici olmak için doğmuşum. | Open Subtitles | ولدتُ لأصبح لاعب كمال أجسام |
| - Dennis James emekli bir Badici ve birçok atletin gözünde eleştirmekte üzerine olmayan bir üstat. | Open Subtitles | - (دانس جيمس) - لاعب كمال أجسام متقاعد ، و مُعلم في نظر العديد من الرياضيين . . |