| Sonra kanıtlamak için seni futbol seçmelerine getireceğimi söyledim. | Open Subtitles | لذا أنا أدعوك أن تأتي لنا كي أثبت له صدق كلامي |
| Kendimi kanıtlamak için yanıp tutuşuyordum. | Open Subtitles | كنت متحمساً جداً كي أثبت نفسي. |
| Haklı olduğumu kanıtlamak için bir kan testi yaptırabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا فعل فحص دم كي أثبت إنني محق |
| Kasetlerdeki çocuklar gibi olmadığımı kanıtlamam için bana bir şans ver. | Open Subtitles | امنحني فرصة كي أثبت لك أنني لست مثل الآخرين على الأشرطة |
| Kendimi sana karşı kanıtlamam için ikinci bir şans. | Open Subtitles | فرصة ثانية كي أثبت فيها نفسي أمامك |
| Dediğimi kanıtlamak için. | Open Subtitles | كي أثبت لك وجهة نظري. |
| Masum olduğumu kanıtlamak için son bir şans. | Open Subtitles | فرصة أخيرة كي أثبت أنني برئ |
| Jackie'nin bir tehdit olmadığını kanıtlamak için daha ne demem gerek bilmiyorum. | Open Subtitles | آريا ، لا اعلم بماذا أخبركِ أيضاً كي أثبت أن (جاكي) لا تُشكَّل تهديداً |
| Kendimi sana kanıtlamak için ne yapmam gerek? | Open Subtitles | ماذا أفعل كي أثبت نفسي لكِ؟ |
| Bu yüzden de Gabi'den hoşlandığımı kanıtlamak için Jilly'ninkini seçmem gerek. | Open Subtitles | (لذا، علي اختيار فطيرة (جيلي (كي أثبت إنني متعلق بـ(غابي ! (بل (جيلي)! |