| Şu aptal Amelung, ben Paul'u aramaya gittiğime bağırmak zorundaydı. | Open Subtitles | ذلك الأحمق أميلونج صرخ بأنني ذهبت لأبحث عن بول |
| Bir gece yiyecek aramaya çıktım. O şeyin düştüğü geceydi. | Open Subtitles | خرجت ذات ليلةٍ لأبحث عن طعام ذاتالليلةالتيسقط فيهاذلكالشئ. |
| Buraya varlığından tam emin olmadığım bazı şeyleri aramaya geldim. | Open Subtitles | أتيت لأبحث عن شيء لم أكن متأكدة أنه موجود |
| Bu düşünceyle, Charlotte'u bulmaya gittim. | Open Subtitles | و مع هذه الفكرة, والأفكار الوسخة التي طرأت ببالي 000 ذهبت لأبحث عن شارلي |
| Buraya iki Amerika kıtasının tarihindeki muhtemelen en önemli olayın kanıtlarını bulmaya geldim. | Open Subtitles | أتيت هنا لأبحث عن دليل للحدث الأكثر أهمية . في تاريخ الأمريكتين |
| Şu andan itibaren her anımı o klibi aramak için harcayacağım. | Open Subtitles | من الآن وصاعداً سأقضي كل دقيقة من وقتي لأبحث عن الشريط |
| Bir şişe arıyordum. Ama onun yerine bir kitap buldum. | Open Subtitles | "لأبحث عن زجاجة ولكن بدلاً منها وجدت كتاباً" |
| O an deli gibi susadığımı farkettim ve konyak aramaya çıktım. | Open Subtitles | ولكن التدخين جعلني غير راضي لذا ذهبت لأبحث عن خمر |
| Tamam, bir şey söyleyeyim. Yakacak odun aramaya çıktım. | Open Subtitles | حسناً ، دعوني أخبركم بشيئ لقد خرجت لأبحث عن حطب للنار |
| - Arabayla sığınak aramaya çıkmıştım. | Open Subtitles | ـ كنتُ ذاهب لأبحث عن ملجأ لقد كنتُ أقود. |
| İşte bu. Odadaki kameraları aramaya gidiyorum ben. | Open Subtitles | حسن , سأذهب لأبحث عن كاميراتنا في الغرفه |
| Bak, alta telefonumu aramaya gelmiştim. Bilekliğim ötmeye başladı. | Open Subtitles | حسناً, لقد نزلت الى هنا لأبحث عن هاتفي وعندها سواري أصبح خارج النطاق |
| Guatemala’ya cesetleri aramaya ve olup bitenleri anlamaya, kendimden de parçalar bulmaya gittim. | TED | عدت لجواتيمالا لأبحث عن الأجساد . لأفهم ماذا حدث, و لأبحث كذلك عن جزء مني . |
| Gerçekten embesil bu. Eşimi aramaya gidiyorum. | Open Subtitles | انه متخلف بالفعل سأذهب لأبحث عن زوجتي |
| Eh, Kuzey Kutbu'na kendi başına gidebilirsin! Ben babayı bulmaya gidiyorum. | Open Subtitles | ...يمكنك أن تذهب إلى القطب الشمالي بمفردك , سأذهب لأبحث عن أبي |
| Ben Meksikalıyı bulmaya gidiyorum. | Open Subtitles | سأذهب لأبحث عن الفتاة المكسيكية |
| O gece kızımı aramak için dışarı çıkmıştım ki şu an ikimizin de bunu yapması gerekiyor. | Open Subtitles | خرجت بتلك الليلة لأبحث عن إبنتي وهذا ما يجدر بكلانا ان نفعله الآن |
| Ailemi aramak için getirdin beni buraya. | Open Subtitles | أحضرتني هنا لأبحث عن عائلتي. |
| Öyle bir şey değil. Sadece bir şey arıyordum. | Open Subtitles | لا ، أنا هنا لأبحث عن شىء ما |
| Bir ay önce Coulson beni bu işe verdi bir eşleşme bulabilmek için derin internet bağlantılarını Rising Tide'ı bile araştırıyorum. | Open Subtitles | كولسون" كلفني به منذ شهر" لأبحث عن جهات اتصال عميقة "حتى في "المد الصاعد أبحث عن تطابق ولم أحصل على شيء |