| - Hayır, polis departmanı yalan mı... söylüyor diye sormuyorum. | Open Subtitles | إنّي لا أسأل إذا مركز الشرطة يكذب. أعلم إنهم يكذبون. |
| Soruşturma Kurulu içeriğiyle ilgili bir şey sormuyorum sayın yargıç. | Open Subtitles | سيادة القاضي انا لا أسأل عن محتوى إجراءات الهيئة الكبرى |
| Büyük annenin bisiklete binip binmediğini sormuyorum. | Open Subtitles | أنا لا أسأل إذا ما كانت جدّتك تقود درّاجة هوائية؟ |
| Yani, detayları sormam ama bana zaten sadece istediği şeyleri söylüyor, değil mi? | Open Subtitles | أنا أقصد، أني لا أسأل عن التفاصيل و لكنه يخبرني بما يريده، حسناً؟ |
| Genelde bunu sormam ama ne kadarı doğru? | Open Subtitles | أنا عادة لا أسأل هذا لكن ما مقدار الحقيقة؟ |
| Soru sormazdım, bunun hakkında düşünmezdim. | Open Subtitles | أنا لا أسأل أسئله , و لا أفكر فيها |
| Nasıl yaptığını sormuyorum aptal çocuk, nasıl yapabildin diye soruyorum! | Open Subtitles | أنا لا أسأل كيف فعلت ذلك أيها الأحمق أنا أسألك كيف فعلت ؟ |
| Aklına gelen sebeplerden ötürü sormuyorum. | Open Subtitles | وأنا لا أسأل من أجل السبب الذي قد يخطر ببالك |
| Bir havuzun ısıtmalı olup olmadığını da bu yüzden sormuyorum. | Open Subtitles | لهذا لا أسأل إن كانت حرارة مياه المسبح دافئة. |
| İlk buluşmalarını bebek bakımı için yaptıklarından beri sormuyorum. | Open Subtitles | مهلا، طالما أنهما يشتركان في حضانة الطفل الذي جاء من أول موعد غرامي بينهما أنا لا أسأل |
| NSA programlarıyla ilgili ayrıntı sormuyorum. | Open Subtitles | أنا لا أسأل عن أية تفاصيل تخص برامج الأمن القومي |
| Müşterilere niçin kullandıklarını sormuyorum. | Open Subtitles | كما ترين، أنا لا أسأل الزبائن لماذا يستخدمونها. |
| Merak ettiğim için sormuyorum. Bu hepimizi ilgilendiriyor. | Open Subtitles | أنا لا أسأل لاكون فضولية هذا يُؤثر علينا جميعا |
| Nasıl yaptığını sormuyorum aptal çocuk, nasıl yapabildin diye soruyorum! | Open Subtitles | أنا لا أسأل كيف فعلت ذلك أيها الأحمق أنا أسألك كيف فعلت ؟ |
| Ama ben öylesine sormuyorum. | Open Subtitles | .. لكني لا أسأل السؤال المثالي |
| Ama ben öylesine sormuyorum. | Open Subtitles | .. لكني لا أسأل السؤال المثالي |
| Normalde bunu sormam çünkü başıma bela olabiliyor. | Open Subtitles | أنا في الغالب لا أسأل لكن أحيانا هذا يوقعني في المشاكل |
| Bana söylemezler, ben de sormam. Ben sadece ayarlamayı yapan kişiyim. | Open Subtitles | هم لا يخبروني، وأنا لا أسأل أنا وكيل الحجز فحسب |
| Ben soru sormam, bazen de insanlar içinde bir şey unutmuş olurlar. | Open Subtitles | إسمع، أنا لا أسأل أسئلة، وأحيانًا يترك الناس أشياء |
| Ben soru sormam çünkü herkesin dövmelerinin anlamıyla ilgili saçma sapan hikâyesini dinlemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أسأل لأنني لا أريد أن سماع قصص الجميع الممله عن ما تعنيه وشومهم |
| O soruyu bunu yapana kadar asla sormazdım. | Open Subtitles | لا لا أسأل ذلك السؤال إلا بعد أن أفعلها |