| "Tam başladığımız yerdeyiz" deme. Asla geri dönmek istemeyiz. Ama neden? | Open Subtitles | أننا عدنا من حيث بدأنا إننا لا نريد أن نعود مطلقاً |
| Bir geri çekilme daha istemeyiz, başka bir Vietnam daha. | Open Subtitles | لا نريد أن نحصل على خسارة أخرى على فيتنام أخرى |
| Sen bela istemezsin. Biz de başını belaya sokmak istemeyiz. | Open Subtitles | أنت لا تريد المشاكل لا نريد أن نسبب لك مشاكل |
| Bu şekilde davranmamıza gerek yok. Birbirimize ihtiyacımız var. | Open Subtitles | عزيزتي، نحن لا نريد أن نكون هكذا أنت تحتاجيني وأنا أحتاجك |
| Zarar vermek istemiyoruz. Para sizin değil, bankanın. | Open Subtitles | لا نريد أن نأذي أحدا نريد أموال البنك وليس أموالكم |
| Birinin onları görüp bizi izlemesini istemem. | Open Subtitles | لا نريد أن يفهم من ينظر إليها إلى أين نذهب |
| Tabii ki okuyucularınızı hayal kırıklığına uğratmak istemeyiz, değil mi Dedektif? | Open Subtitles | حسناً، نحن لا نريد أن نُخيّب القرّاء، أليس كذلك أيّتها المُحققة؟ |
| Sevgililer gününde bir gurme eleştirmene karşı yalnız olmak istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريد أن يقوم ناقد بالأكل وحيدا في عيد الحب |
| Tamam ama, insanları gerçek kürk almaya teşvik etmek istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | أجل، لكننا لا نريد أن نشجع الناس على شراء فرو حقيقى، صح؟ |
| O zaman, kesinlikle senin filizlenmekte olan yazarlık kariyerine engel olmak istemeyiz. | Open Subtitles | إذاً, نحن بالتأكيد لا نريد أن نقف في طريق مهنة كتابتكِ المتنامية |
| Gerçekte bunu hiç yapmak istemeyiz; evrenin içinde olmak isteriz, evrenin dışında duran diye bir şey yoktur çünkü. | TED | في حقيقة الأمر لا نريد أن نفعل هذا؛ نريد أن نرى داخل الكون، لأن الوقوف خارج الكون ليس شيئا حقيقيا. |
| Ve arka ofislerde firmaların fiyatlar ile ilgili olarak anlaşmasını istemeyiz. | TED | ونحن لا نريد أن يتم التلاعب بالأسعار من تحت الطاولة |
| Sorun olmasıyla alakası yok. Acele etmek istemeyiz. | Open Subtitles | إنهاليستمسألةممانعة،عزيزتي، لا نريد أن ننجر وراء ذلك |
| Kimsenin bu işe burnunu sokmasını istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | لا نريد أن يدس آخرون أنوفهم فيه أليس كذلك؟ |
| Yanlış yönlendirilmiş olabiliriz, ama cevaplanmamış soru bırakmak istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | فمن الممكن تماما أنه قد تم تضليلنا لكننا لا نريد أن نترك أى مغفلة متدلية ، أليس كذلك ؟ |
| Artık bunu konuşmamıza bile gerek yok tamam mı? | Open Subtitles | و لا نريد أن نتحدث بالأمر بعد الأن, حسنا؟ |
| Barışçıl bir dünyada, yaşamlarımızı kaybetmemize hiç gerek yok. | Open Subtitles | في عالم مسالم, نحن لا نريد أن نخسر أرواحنا. |
| Zarar vermek istemiyoruz. Para sizin değil, bankanın. | Open Subtitles | لا نريد أن نأذي أحدا نريد أموال البنك وليس أموالكم |
| Sana zarar vermek istemiyoruz. Bırak silahını. Teslim ol. | Open Subtitles | لا نريد أن نلحق بك الأذى هذا إنذار أخير. |
| ...şu yaşlı futbolu düşürmek istemem. Fransa'yı falan havaya uçurmayayım. Yapamazsın. | Open Subtitles | تفضل، لا نريد أن نسقط الكرة و نفجر فرنسا أو شيء من هذا |
| Biz davranış kurallarına dayalı monoton bir evlilik yapmak istemedik. | Open Subtitles | نحن لا نريد أن نجعل زواجنا مملا باتباع قواعد معينة للسلوك |
| Muhteşem, ama acele et Blackadder, gece yarısındaki büyük eğlenceyi kaçırmak istemezsin. | Open Subtitles | رائع، لكن أسرع بلاكادر، لا نريد أن تفوت علينا حفلة الرقص الليلة. |
| Biz çevre üzerinde kalıcı bir etki bırakmak istemiyoruz. | TED | لا نريد أن يكون له تأثير دائم على البيئة. |
| Geri dönüşü olamayacak bir şey yapmak istemiyoruz. | TED | لا نريد أن نفعل شيئًا لن نستطيع الرجوع عنه. |