| Anneme iki gün önce nasıl söyleyebilirsin? | Open Subtitles | كيف يمكن لك أن تقول والدتي قبل يومين حول جياني وايمي |
| Belki annene bize çocuk gibi davranmamasını söyleyebilirsin. | Open Subtitles | نعم، أو ربما ينبغي لك أن تقول لأمك توقف معاملتنا مثل الأطفال. |
| Belki bana buraya neler getirdiğini söyleyebilirsin. | Open Subtitles | ربما يمكن لك أن تقول لي ما جلبت لكم هنا. |
| Nasıl olur da şimdi başka bir işin olduğunu söylersin? | Open Subtitles | كيف يمكن لك أن تقول لي الآن أن لديك جدول آخر؟ |
| Fazla göze batarsam söylersin. | Open Subtitles | ربما يمكن لك أن تقول لي إذا أبدأ التمثيل واضح. |
| Beni burada istemiyorsan, söylemen yeter. | Open Subtitles | أنت تعرف ، إذا كنت لا يريدونني هنا ، هل لك أن تقول لي فقط. |
| Şimdi söyleyeceksin seni rahat bırakacağım ve beni bir daha görmeyeceksin. | Open Subtitles | لك أن تقول لي الآن و سأترك لكم وحده . عليك أبدا انظر لي مرة أخرى. |
| Gördüğünü söyleyebilirsin sadece. | Open Subtitles | لك أن تقول ذلك فقط بواسطة الفحص. |
| Ey, sen söyleyebilirsin. | Open Subtitles | و يمكن لك أن تقول لهم حان الوقت للذهاب لتناول العشاء . |
| Bunu nasıl söyleyebilirsin? | Open Subtitles | كيف يمكن لك أن تقول ذلك ؟ |
| Bunu nasıl söyleyebilirsin? | Open Subtitles | أنّى لك أن تقول هذا لي؟ |
| Bunu bana nasıl söyleyebilirsin? | Open Subtitles | كيف لك أن تقول ذلك لي؟ |
| Bunu nasıl söyleyebilirsin? | Open Subtitles | ! كيف لك أن تقول ذلك |
| Onlardan ayrılmalarını istemenin, kişiliklerini göz ardı eden ahlak dışı bir istek olduğunu nasıl söylersin? | Open Subtitles | وكيف لك أن تقول أن فصلهما عن بعضهما جراحياً يمثل تجاهلاً أخلاقياً لكينونتهما |
| Ya bana ipucu verirsin ya da duvardaki bu şeyin ne olduğunu söylersin. | Open Subtitles | إما أن تعطيني معلومات سرية، أو لك أن تقول لي ما هو هذا كل شيء على الجدار أكثر من هنا، |
| Bana ne yapmam gerektiğini nasıl söylersin? | Open Subtitles | كيف يمكن لك أن تقول لي ماذا أفعل؟ |
| -Sen bana sonra söylersin Deb. | Open Subtitles | حسنا، أنت ... DEB، ويمكن لك أن تقول لي في وقت لاحق. |
| Dağın söylediği, bana eve dönmemi söylemen gerektiği. | Open Subtitles | الجبل يقول لك أن تقول لي أنه حان الوقت لي لأذهب للبيت |
| Ama 2.30'daki hastana öleceğini söylemen gerekirse biraz daha hassas davranırsın. | Open Subtitles | ولكن عندما تستقبل المريض المقبل وينبغي لك أن تقول له أنه كان على وشك الموت. إفعل ذلك برقة وإحساس قليلاً. |
| Bana kesinlikle kont ne giymişti söyleyeceksin. Tamam mı? | Open Subtitles | ينبغي لك أن تقول بالتأكيد لي, كان يرتدي العد, أليس كذلك؟ |
| Bana alkolik olduğumu mu söyleyeceksin? | Open Subtitles | هل لك أن تقول لي ستعمل أنا مدمن على الكحول؟ |