| Doğruyu söylemek gerekirse, ben buraya duvar resimlerine bakmaya gelmedim. | Open Subtitles | لأصدقك القول ، لم آتي إلى هنا لأشاهد اللوحات الزيتية |
| Tanrı biliyor, buraya bunun için gelmedim | Open Subtitles | لم آتي إلى هنا لأجل ذلك أقسم بالله ، لم أفعل |
| Ben Libya'ya haydutlar tarafından öldürülmek için gelmedim. | Open Subtitles | لم آتي إلى ليبيا لكي يردعني حفنة من فطّاع الطرق |
| - Savaşın yarısında annemi defnettiğimden beri buraya gelmemiştim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا منذ أن دفنتوالدتيأثناءالحرب. |
| Geminin bu taraflarına hiç gelmemiştim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هذا الجزء من السفينة من قبل |
| Ah, lütfen saçmalama, çünkü bir satıcıdan ucuz iltifatlar almaya gelmedim ben buraya. İltifat etmiyordum. | Open Subtitles | كفى هراءً، لأنني لم آتي إلى هنا لأستمع إلى مجاملة من بائع |
| Buraya senin bozuklukların hakkındaki zırvaları dinlemek için gelmedim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا للإستِماع إليك حول النيكلِ والدايماتِ |
| Buraya kim olduğumu unutayım diye gelmedim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا لأنسى من أنا أو أنسى من أين أتيت |
| Buraya radyoda Pumba oynamaya gelmedim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا للعب بومبا على الراديو |
| Buraya radyoda Pumba oynamaya gelmedim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا للعب بومبا على الراديو |
| Sizinle tartışmaya gelmedim. Sadece arkadaşımı geri istiyorum. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا لمجادلتك أنا فقط أريد إستعادة صديقي |
| Ben buraya dilenmeye gelmedim. Bu sorunu kendim çözebilirim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هنا لطلب المال، يمكنني حل المشكلة بمفردي |
| Peki, ben üzgünüm. Buraya insanlara kendimi farklı göstermek için gelmedim. | Open Subtitles | أنا آسفة أنا لم آتي إلى هنا لكي أعطي انطباعاً خاطئاً عني |
| Ben bir bakanım. Buraya da çıktığım her medya olayını batırarak gelmedim. | Open Subtitles | أنا وزير وزارة لم آتي إلى هنا عن طريق إجتياز كل الإعلاميين الذين قابلتهم |
| Aslında doğrudan buraya gelmedim. | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا مباشره حصلت على بعض المتعه كما تعرف |
| Benimle bu sekilde konusulmasi için gelmedim buraya. | Open Subtitles | لم آتي إلى هنا لتتحدث إليّ بهذا المنوال. |
| Ben bu yüzden gelmedim buraya | Open Subtitles | أنا لم آتي إلى هنا من أجل إعطائك الملاحظات |
| Mezun olamadığımdan beri buraya gelmemiştim. | Open Subtitles | أتعرفين، لم آتي إلى هنا منذ تخرجت |
| Buraya tartışmaya gelmemiştim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هنا لكي أدخل في جدال |
| Şehrin bu tarafına hiç gelmemiştim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هذا الجزء من المدينه. |
| Buraya daha önce hiç gelmemiştim. | Open Subtitles | لم آتي إلى هذا الجزء من البلد من قبل |