| Ama domuzların ve muhteşem liderleri Napolyon'un haricindeki diğer hayvanlar iyi durumda değillerdi. | Open Subtitles | لكن الحيوانات ذاتهم لم يكونوا على ما يرام باستثناء الخنازير وقائدهم المعلى نابولين |
| Bu konuya girmeye gönüllü değillerdi. | TED | أنهم لم يكونوا راغبين في الدخول في هذا. |
| Gibi, ben bu insanlar birkaç saat önce burada değildi yemin ederim. | Open Subtitles | أكاد أقسم أن هؤلاء الناس لم يكونوا موجودين هنا منذ بضع ساعات |
| - Onlar orada değildi anlamına gelmez. - Neden bunu yapıyorsun? | Open Subtitles | هذ لا يعني أنهم لم يكونوا هنا لمَ تفعل هذا ؟ |
| Ya bu imkanları görmezden geldiler ya da aslında ihtiyaçları yoktu. | Open Subtitles | إما إنهم تجاهلوا الإحتمالات أو أنهم لم يكونوا في حاجة لها |
| 2, 3 tane pek de fena olmayan iş yaptı. | Open Subtitles | لقد قدم عملين أو ثلاثة في حياته لم يكونوا سيئين |
| Bizim tarafımızda değillerse bize karşı oldukları düşünülen gruplar var. | TED | هناك الناس، الذين ، إن لم يكونوا معنا، فهم ضدنا. |
| İnsanlar tahmin ettiğim gibi maddi konularda çok ta cömert değiller. | Open Subtitles | وحسنا, الناس لم يكونوا كرماء مع الصحة الروحية كما كنت أتمنى |
| Eğer peşinde oldukları para değilse burada ne arıyorlar ki? | Open Subtitles | إذا لم يكونوا هنا من اجل المال ماذا يفعلون هنا؟ |
| Aslında, damgalandıkları sırada köle değillerdi. | TED | حسنًا، الحقيقة لم يكونوا عبيدًا عندما وسموا. |
| Görebiliyordum ki benden memnun değillerdi, yine de devamında ne yapacakları hakkında fikrim olmadığını hissettim. | TED | وكنت أستطيع رؤية أنهم لم يكونوا راضين عني، ولكنني شعرت أنه لم تكن لدي أية وسيلة لمعرفة ما كانوا يريدون فعله بعد ذلك. |
| İş birliği yaptığım çalışma arkadaşlarımız mühendis değillerdi. | TED | وعملنا مع أعواني، الذين لم يكونوا مهندسين. |
| Ve anlatılanın tersine, her zaman da güzel değillerdi. | TED | وخلافاً لإصدار كتاب القصص، لم يكونوا لطفاء دائما. |
| Tabii ki, kurallara uygunluk açısından, yaşam emen uzaylılar broşürün bir parçası değildi. | Open Subtitles | بالطبع، وبكل الإنصاف، فإن الغرباء الذين يمتصون الحياة لم يكونوا جزءًا من العرض |
| Otobüs içinde parlak gözler gördüm, ama benim gözlerim değildi. | Open Subtitles | لقد رأيت أعين تبرق فى الحافله ولكنهم لم يكونوا لي |
| Yangın falan yoktu, ölenler de ağaç değildi, onlar insandı. | Open Subtitles | ذلك لم يكن حريقاً. أولاءك لم يكونوا أشجاراً، بل بشراً |
| Tanıştığımız çoğu çift gibi özellikle gençlik seçimleri akıllıca değildi. | TED | مثل الكثير من الأزواج الذين إلتقيناهم، لم يكونوا يعتمدون على فلسفة خاصة حول اختياراتهم المبكرة. |
| Billie vardı ve çok kötü olmayan öğrenciler vardı ve Leo vardı. | Open Subtitles | وكان معي بعض الطلاب الذين لم يكونوا لينين جداً وكان معي ليو |
| - Akıllı küçük kızlar değillerse. - Merak etme, almam. | Open Subtitles | ليس أذا لم يكونوا بنات صغار أذكياء لا تقلق .. |
| Ama o Honduraslıları öldüren adamlar her hangi bir ast değiller, değil mi? | Open Subtitles | ولكن الرجال الذين قتلوا هؤلاء الهوندرينس لم يكونوا أى هاوين والأن هل كانوا؟ |
| Tabii video görüntülerinde yakaladığımız adamlar baskın yaptığımızda evde değilse o başka. | Open Subtitles | أوّ أنّ الأشخاص الذين ظهروا بالفيديو لم يكونوا بالمنزل حين هجمنا عليّه |
| İyi boksörlerdi. Ama bu adam gibi katil değildiler. | Open Subtitles | لقد كانوا ملاكمين جيدين ولكنهم لم يكونوا قتله مثل هذا الرجل |
| Görünüşe göre anlayışlı balıkçılarımız pek de öyle uysal değillermiş. | Open Subtitles | اريد ان اوضح ان الصيادين اللطفاء لم يكونوا لطفاء للغايه |
| Vefat etmiş olan eşim böyle muayyen zamanlarda hatta hasta olmadıkları zamanlarda bile onların bir dediğini iki etmezdi. | Open Subtitles | كانت زوجتي السابقة دقيقة جدا بخصوص ذلك إن كانوا مرضى، كانت تقوم بخدمتهم. حتى لو لم يكونوا فعلا كذلك. |
| Gözyaşlarımın ve acımın bir iş uğruna olmadığını anlayan bir ses. | TED | صوتاً يفهم أن دموعي وألمي لم يكونوا بسبب خسارة فرصة عمل، |
| Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı. | TED | المشكلة هي أنهم لم يكونوا يعرفون أين هي قاذفات صواريخ سكود |
| İstedi ama vermedi ve o kurşuna gelince gerçekte beni vurmaya çalışmıyorlardı. | Open Subtitles | لقد أراد ذلك، لكنه لم يفعل وتلك الرصاصة لم يكونوا يريدون إصابتي |