| Ludendorff'un piskopat şefi, Doktor Isabel Maru'nun icat ettiği silahlar. | Open Subtitles | مُخترعة من قبل الدكتورة إزابيل مارو المسؤولة عن الأمراض النفسيّة. |
| Durumu annesini arayan efsanevi Zushio Maru'ya benziyordu. | Open Subtitles | في هذا , انه اشبه باسطورة زوشيو مارو الذي يبحث عن والدته |
| Bu seviyede bir zeka ile Kobayashi Maru, çocuk yapbozu gibidir. | Open Subtitles | لذلك، كما تعلمون، أن مستوى الذكاء يقول لي أن هذا هو كوباياشي مارو من الألغاز للأطفال. |
| İsmim, Publius Vergilius Maro'ydu. | Open Subtitles | بوبليوس فيرجيليوس مارو كان هذا إسمي |
| Onun haricinde karısıyla görüşmeleri var. GKM memuru Daryl Marru'yla birçok kez iletişime geçmiş. | Open Subtitles | وبإستثناء الحديث مع زوجته، معظم إتصالاته عميل "م.ج.ع" (داريل مارو). |
| Marrow sana yardım edecek. Bunu yapabilecek tek kişinin o olduğunu biliyorsun! | Open Subtitles | (مارو) سيساعدك، إنه الوحيد القادر على هذا وأنتِ تعرفين ذلك! |
| - Dikkat dikkat. - Burası Kobayaşi Maru. | Open Subtitles | هذه "كوباياشي مارو"، نحن خارج كوكب "ألتير 6" منذ 19 دورة |
| - Şu Kobayaşi Maru senaryosu öğrencileri ve ekipmanı sürekli hırpalıyor. | Open Subtitles | إن سيناريو "كوباياشي مارو" كثيراً ما يلحق الخراب مع الطلاب و المعدات |
| - Kobayaşi Maru testinin sonucu sizi hala rahatsız ediyor. | Open Subtitles | أنت ِ اُزعجت بأدائك في إختبار "كوبياشي مارو" |
| - Kobayaşi Maru testine hiç girmemiştim şu ana kadar. | Open Subtitles | أنا لم أدخل قط إختبار "كوبياشي مارو" حتى الآن |
| "Kobayashi Maru" adlı bir testi geçmeleri istenir. | Open Subtitles | مُتَوَقِعَ أن ينجِح فى إختبار يُسمي "كوبياشي مارو". |
| Bütün görüşmeyi Kobayashi Maru'ladım. | Open Subtitles | مررت باختبار كابوياشي مارو بإكمله |
| Anlayabildiğim kadarıyla Doktor Maru, çalışmasını tamamlayabilirse daha milyonlarca kişi ölecek ve savaş hiç bitmeyecek. | Open Subtitles | ما يمكنني القول أنّهُ لو أكملت الدكتورة مارو مشروعها... ملايين من النّاس سيهلكون و لن تنتهي الحرب إطلاقاً. |
| Doktor Maru'nun laboratuvarından getirdik. | Open Subtitles | لقد كنتُ في مختبر الدكتورة مارو. |
| Kobayashi Maru vaat edilmiş topraklara yelken açtı. | Open Subtitles | (كوباياشي مارو) قد أقلع بالمركب طلبًا لأرض الميعاد. |
| - ...ve Piper Maru'nun ne aradığını buldum. | Open Subtitles | - الذي الزمّار مارو كان هناك بحث عن. |
| Adım Publius Vergilius Maro'ydu. | Open Subtitles | بوبليوس فيرجيليوس مارو كان هذا إسمي |
| Adrian Maro için tutuklama raporu hazırlanmış. | Open Subtitles | وقدموا تقرير اعتقال لأدريان مارو. |
| Adrian Maro, Tabor'ın eski asistanı. | Open Subtitles | "اخبرني "تابور" بذلك, أنا "إدريان مارو مساعد "تابور" السابق |
| Elmslie ve Marru, Khaled davasında Amerikan otoritelerle yakın çalışıyorlarmış. | Open Subtitles | (إيلمسلي) و(مارو) يعملان بشكل وثيق مع السلطات الأمريكية في قضية (خالد). |
| Buna gerek yok. Benim için geldiğinde, Marrow'dan öğrenirsiniz. | Open Subtitles | لا حاجة لذلك، ستعرفون هذا من (مارو) عندما يأتي بحثاً عني |
| Angelo Marro. | Open Subtitles | أنجيلو مارو |
| - Şoför Maaro mu? Ben hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | . مارو ) السائق ) - مارو ) السائق ؟ |
| - Evet efendim. - Bana Tom Morrow'u bağlayın, hemen. | Open Subtitles | أجل يا سيدى أحضرى لى توم مارو الآن |