| onurlu davranmalısın Mandras'la annesine karşı saygılı. | Open Subtitles | يجب أن تتصرّفي بشكل مشرّف فيما يتعلق بمنّدرس وأمّه |
| Bazen teslim olmak, direnmek kadar onurlu bir harekettir özellikle de başka seçeneğin yoksa. | Open Subtitles | أحياناً الاستسلام مشرّف كالمقاومة خصوصاً إن لم يكن لديكِ خيار |
| Teslim olmak, direnmek kadar onurlu bir harekettir özellikle de başka seçeneğin yoksa. | Open Subtitles | الاستسلام مشرّف كالمقاومة خصوصاً إن لم يكن لديك خيار |
| Savaşçılarımı denetlerseniz onur duyarım, Üstad. | Open Subtitles | سيكون مشرّف لو فتّشت جنودي، سيدي. |
| Basın için büyük bir onur kaynağıydı. | Open Subtitles | مثال مشرّف إلى الصحافة |
| Colin Powell, Başkan Müşerref ile konuşuyor. | Open Subtitles | كولن باول يَتكلّمُ إلى الرّئيسِ مشرّف. |
| Raja Musharaff. | Open Subtitles | (راجا مشرّف) |
| Ekselansları onurlu bir şekilde can vermenizi umuyor. | Open Subtitles | صاحب السمو يتمنى لو تموت بشكل مشرّف. |
| Bu onurlu miras kutsal babamızdan ve bize bahşettiği evlilik kurumunu destekleyen Kilise'mizden armağandır. | Open Subtitles | إنّه رباط مشرّف ومؤسّس لدى الرب ويمثّل لنا... الوحدة الخفيّة الموجودة... بين المسيح وكنيسته. |
| - " böyle davranır mı?" - "onurlu." | Open Subtitles | شخص مشرّف ؟ - مشرّف - |
| Ne onurlu. | Open Subtitles | . هذا مشرّف |
| Bu benim için büyük bir onur. | Open Subtitles | ... أتعلم، هذا هذا مشرّف للغاية |
| - Elbette bu bir onur ama beraberinde büyük sorumluluk gerektirir. | Open Subtitles | -إنّه أمر مشرّف لكنّه ينطوي على مسئوليّة عظيمة في الساعات الـ 24 القادمة... |
| Pakistan Devlet Başkanı Müşerref ile konu hakkında konuştum. | Open Subtitles | تَكلّمتُ إلى الرّئيسِ مشرّف في باكستان |
| 7 Ekim'de Müşerref onu görevden aldı. | Open Subtitles | الآن، في أكتوبر/تشرين الأول 7, طَردَ مشرّف الجنرال. |