| Bir Rolex, 24 karat altın kaplama ve elmas saplamaları var. | Open Subtitles | انها روليكس 24 مطلية بالذهب ومرصعة بالماس |
| Bu, Hugo Chavez'in 1992 Sosyalist Devrimi'nde kullandığı altın kaplama tabancanın aynısının bir kopyasıdır. | Open Subtitles | هذا هو نسخة طبق الأصل من سلاح هوجو شافيز مطلية بالذهب اللتي أستخدمها في الثورة الأشتراكيه عام 1992 |
| 16 tekerlek, çelik kaplama, tazyikli su. İki buçuk metre boyunda. | Open Subtitles | ستة عشر عجلة، مطلية بالصُلب ومدفع مياه بقوة 6.20. |
| Bu için aynı Hilla ama kırmızı ve mavi boyalı, bak | Open Subtitles | نفس الحلة ولكن مطلية باللون الأحمر والأزرق، أنظروا لهذا |
| En fazla 9 dolar 99 sente kadar çıkıyor ve kurşunla kaplanmış olabilir. | Open Subtitles | فقط تحسب الى تسعة دولار و 99 سنت، و قد تكون مطلية بالرصاص، |
| Şimdi ikinizden biri neden yapılmış ve boyanmış bir parça yerine bu tahtaya baktığımı söyleyebilir mi? | Open Subtitles | أيّ منكما أيها الحقيران يخبرني ،لمَ أنظر إلى عارضات خام عوض أن تكون مطلية ومرصعة؟ |
| Kahverengi tuğlalardan yapılmış, altın işlemeli kapı zili olan, önündeki ağaçların etrafını çevreleyen çiçeklerin olduğu, birbirine kilitli iki kırmızı bisikletin yanındaki gümüş kapaklı bir çöp bidonuydu. | Open Subtitles | صف بروونستونيس، الأجراس مطلية بالذهب، الكثير من الزهور على المزارعون حول الأشجار و |
| Nikel kaplama pirinç kovan, çekirdeği de Lubalox kaplama. | Open Subtitles | مطلية بالنيكل ومغلفة بالنحاس ومحاطة بحزمة زينة |
| Her gün hayatımı riske atıyordum ve bunun karşılığı olarak sırtımı sıvazlayıp altın kaplama bir saat verdiler. | Open Subtitles | مشيتُ للفوز، وضعتُ حياتي في الخطر كُلّ يوم، وفي المقابل، حصلتُ على ربتة صغيرة على الظهر وساعة مطلية بالذهب |
| Eğer bakır kaplama mücevher satışında olsaydık direksiyona senin geçmene izin verirdim. | Open Subtitles | إذا كنا في محل مجوهرات مطلية بالنحاس، سأدعك تتولين الأمر. |
| Altın kaplama penis halkamı* kastediyordum. | Open Subtitles | كنت مجرد الحصول على بلدي مطلية بالذهب خاتم الديك. |
| Bu saat gerçek altın. kaplama değil. | Open Subtitles | هذه الساعة من الذهب حقاً، ليست مطلية |
| Silindiri beş altın kaplama kurşun ile doldurulurmuş. | Open Subtitles | الخزنة محملة بخمسة رصاصات مطلية بالذهب |
| Bu bir otantik, krom kaplama, kanatlı sosis. | Open Subtitles | هذا أصلي, نقانق مجنحه مطلية بالكروم |
| Özel işlenmiş silah, altın kaplama. | Open Subtitles | إنها قطعه حسب الطلب مطلية بالذهب |
| Tırnakları gül pembesi bir renkle boyalı. | Open Subtitles | أظافرها مطلية بطلاء وردي اللون |
| - Ve gösterge iğnesi boyalı. | Open Subtitles | يبدوا أن الإبرة كانت مطلية |
| Aptallar, pusula ile boyalı bilmem neleri... | Open Subtitles | حمقى ببوصلات مطلية |
| Kahve çekirdekleri ve talk macunuyla kaplanmış. | Open Subtitles | مطلية بمعجون البودرة وحبة البن |
| Ne yazık ki bu gümüş kaplanmış pirinçten yapılmış. | Open Subtitles | ولسوء الحظ، أنها مطلية بالفضة والنحاس |
| - Kirişleri yüksek ısıya dayanıklı esnek izomerle kaplanmış. | Open Subtitles | ولكن العارضة مطلية بـبوليمر عالي جدًا |
| Güzelce boyanmış bir uçak gibi gözükebilir, ama onun içine 1000 kilodan fazla gelen, yüksek teknoloji sensörler, bilgisayarlar ve yerküre bilimcileri ve pilotlardan oluşan çok istekli bir kadro koydum. | TED | قد تبدو وكأنها طائرة مطلية بطلاء فاخر ولكني قمت بتعبئة أكثر من 1000 كيلو جرام من أجهزة الحاسب والمستشعرات عالية التقنية وطاقم عمل يحب ما يفعله من علماء الأرض والطيارين. |
| Plaka yok, yeni boyanmış. | Open Subtitles | ليس لها لوحة أرقام ، و غير مطلية |