| Evet, şimdi yakından bakınca bu herif kimseyi kandıramaz. | Open Subtitles | نعم ، بعد نظرة مقرّبة ذلك الرجل لا يمكنه أن يخدع أي أحد |
| Bu güzelliklerden birine daha yakından bakmam gerek tamam mı? | Open Subtitles | يجب أن ألقي نظرة مقرّبة على إحدى تلكَ الهالات وأن أحصل على قراءات مفصّلة |
| Neyse ki fazla yakından çektiği için çoğu kişi onu uyuyan bir.. ...meyve yarasası zannetmişti. | Open Subtitles | أنا سعيد بأن الصورة كانت مقرّبة معضم الناس إعتقدو بأنة كان "خفاش"َ. |
| Şunu yakından çek. | Open Subtitles | الآن صورة مقرّبة آخرى معها |
| Dişi daha yakından bakıyor. | Open Subtitles | تقوم أنثى بأخذ نظرة مقرّبة. |
| Ufaklık daha yakından bir göz atıyor. | Open Subtitles | يُبدي المبتدئ نظرة مقرّبة |