| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu, ve kurbanların üzerinde 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu, ve kurbanların üzerinde 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu, ve kurbanların üzerinde 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Buz Kamyonlu Katil, kurbanlarının ancak kanını boşaltıp cesetlerini dondurduktan sonra uzuvlarını kesiyordu. Temiz ve etkili bir çalışma. | Open Subtitles | قاتل شاحنة الثلج يستنزف الدم من ضحاياه ويجمّد جثثهم، وبعدها فقط يقطع أوصالهم |
| Bazı kurbanlarının akrabalarıyla konuştum. | Open Subtitles | وقد تحدثت إلى أقارب بعض من ضحاياه الأخريات |
| Randall'ın kurbanlarından biri olduğunu iddia etmiş hep. | Open Subtitles | "لطالما ادّعت بأنّها كانت مجرّد ضحيّة أخرى من ضحاياه" |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Virüsün çok bulaşıcı olduğunu ve kurbanların üzerinde, 100% ölümcül olduğunu söylemeliyim. | Open Subtitles | لابدّ أن أُعلن بأن الفيروس مُعدٍ للغاية ومُميت بنسبة %100 من ضحاياه. |
| Onun tanıdığı gerçek canavar odur ve kurbanlarının ölmeden önce bunu görmelerini ve korkmalarını istiyordur. | Open Subtitles | ،الوحش الذي يعرفه أنه عليه حقاً ويريد من ضحاياه أن يرينه ويخافين منه قبل أن يمتن |
| Ve şimdi de sanrılı halde kurbanlarının dövmeli adam olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | والآن هو في حالته التوهمية انه يعتقد أن كل من ضحاياه هو الرجل صاحب وشم الجمجمة |
| Kötülüğün yüce düşmanı, kurbanlarından oluşan bir jürinin önüne çaresiz, şekli tamamen bozuk, ümitsizlik içindeki kurbanlarının önüne çıkmalıdır. | Open Subtitles | ذلك العدو القادر على الشر يجب ، أن يخضع لمحاكمة من ضحاياه ** حاشا لله ** ، العاجزين ، المشوهين المحبطين . اليائسين |
| Liman Koyu Kasabı, kurbanlarının kan lamlarını topluyordu. | Open Subtitles | أخذ سفاح مرفأ الخليج شرائح دم من ضحاياه |
| Randall'ın kurbanlarından biri olduğunu iddia etmiş hep. | Open Subtitles | دائماً ما تدّعي أنها واحدة من ضحاياه. |