| senin ailenden değiller böyle söylemen normal. | Open Subtitles | إنهم ليسوا من عائلتك ، لذا يُمكنك . أن تقول هذا |
| Bu olay senin ailenden bir kızın başına gelseydi yine sırıtır mıydın? | Open Subtitles | لو حدث هذا الأمر لفتاة من عائلتك هل كنتِ ستضحكين أيضاً؟ |
| Son anlarinda ailenin ya da sevdiklerinin yaninda olmasini neden reddettin? | Open Subtitles | لماذا منعت وجود أحد بجانبك من عائلتك أو أحبابك عند نهايتك؟ |
| O senin ailen ve ben de daha fazla karışmayacağım. | Open Subtitles | هو الأن من عائلتك , وليس علي التدخل في هذا |
| Onunla veya manyak ailenizle hiçbir ilgim olsun istemiyorum. | Open Subtitles | . لا أريد أي شيء منها أو من عائلتك المجنونة |
| ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz. | TED | يتم فصلك من عائلتك ووضعك في منازل الأمهات والأطفال |
| Bu da ailenden birinin tedaviye onay vermesi gerektiği anlamına geliyor. | Open Subtitles | مما يعني اننا سوف نحتاج لفرد من عائلتك للتوقيع على العلاج |
| Şimdi farz edelim ki o masada ailenden biri ya da yakın bir arkadaşın oturuyor. | TED | الآن تخيّلوا أنّ واحداً من الأشخاص الجالسين إلى تلك الطاولة هو فرد من عائلتك أو صديقٌ مقرّب. |
| Annem de başından beri sizin ailenizin bir parçası değildi. | Open Subtitles | ولان امي اصلاً ليست فرداً من عائلتك |
| Bununla ne ilgisi var? Çünkü onlardan biri, ...artık senin ailenden biri değil. | Open Subtitles | لأن واحدة منهما لم تعد فردا من عائلتك الآن . |
| - Tanrım! senin ailenden bile değil! | Open Subtitles | إنّه ليس فرداً من عائلتك حتّى |
| Ailem çok uzun zamandan beri New Orleans'da Cami, hatta senin ailenden bile uzun süredir. | Open Subtitles | عائلتي تقطن (نيو أورليز) منذ زمن بعيد يا (كامي)، أكثر حتّى من عائلتك. |
| Eger bu ailenin parcasi olacaksam, onlarin saygisini kazanmam gerek. | Open Subtitles | إذا كنت سأصبح جزء من عائلتك فسوف أحتاج إلى الإحترام |
| Anladığım kadarıyla senin ailenin son gen taşıyıcısı da yardım etmiş | Open Subtitles | كما أفهمها, مع مساعدة الناقل الأخير من هذا الجين من عائلتك. |
| Bir daha ne senin ne de ailenin yüzünü görmek istemiyorum. | Open Subtitles | لا اريد رؤيتك او رؤيه اي شخص من عائلتك مره اخري ايتها العاهره الحقيره |
| O senin ailen Catherine. O senin kanından. | Open Subtitles | إنها من عائلتك كاثرين إنها من لكمك و دمك |
| Onlar senin ailen değil ki. | Open Subtitles | وماذا عن والداي؟ انهم ليسوا من عائلتك |
| Ailesi senin ailen tarafından yeryüzünden silindi. | Open Subtitles | فعائلته قد محيت من عائلتك, |
| Katilin kanındaki DNA ailenizle eşleştirdiğim kokteyl bardağındaki DNA ile aynı. | Open Subtitles | الدي أن أي في دم القاتل كانت تشابه البصمة التي أزلتها من الكأس الزجاجي والتي كانت لواحد من عائلتك |
| Sizi ya da ailenizden herhangi birini bir daha rahatsız etmeyeceğim. | Open Subtitles | أنا لن أضايقك، أو أيّ عضو من عائلتك ثانية. |
| Hiç arkadaşın ya da ailenden biri sana kıyafet aldı mı? | Open Subtitles | هل سمحت من قبل لصديق أو شخص من عائلتك أن يرتدي ملابسك ؟ |
| Hayatınızı yaşarken, bir gün birdenbire ailenizin bir parçası olmak yerine sevdiğiniz insanlara bağlı olmak yerine bir canavarın çocuğu olduğunuzu öğreniyorsunuz. | Open Subtitles | أنّكَ تعيش حياتك، ومِن ثمَّ في يومٍ ما، بدلًا من أن تكون جزءًا من عائلتك بدلًا من أن تكون... موصولًا بأناسٍ تحبّهم، تكتشف أنّكَ طفلٌ لوحشٍ. |