"من فرصة" - Traduction Arabe en Turc

    • bir fırsat
        
    • şansım var
        
    • şansından
        
    • ihtimali var
        
    • şansımız var
        
    • ihtimalden de
        
    • şansları olmasın
        
    • felaket çıkma olasılığı
        
    • many chances
        
    Bir düzine insanı etkilemek için ne mükemmel bir fırsat. Open Subtitles يا لها من فرصة مدهشة للتأثير على العشرات من الناس
    Liderler ve gelecekteki birçok genç lider için ne kadar güzel bir fırsat, özellikle gelişmekte olan ülkelerde. TED يالها من فرصة للزعماء والقادة الشبان للمجيء، خاصة في البلدان النامية.
    - Senin fotoğraflarına bakma şansım var mı? Open Subtitles هل من فرصة أستطيع ان انظر بها إلى صورك ؟
    FLN'in Fransız ordusunu yenme konusunda Fransızların, tarihin akışını değiştirme şansından daha çok şansı vardır. Open Subtitles لدى الجبهة فرصة عظيمة لهزيمة الجيش الفرنسي أكثر من فرصة الفرنسيين لتغيير سياق التاريخ
    Tabi işten atılmazsa. Bunun olma ihtimali var mı? Open Subtitles ليتها تتعرّض للفصل، هل من فرصة لحدوث ذلك؟
    FBI'yın onu kurcalaması gibi bir şansımız var mı? Open Subtitles هل من فرصة لنجعل رجال التحقيقات يقبضون عليه ؟
    Bak Arthur, yorum yapmak istemiyorum, ama bu uzak ihtimalden de öte bir şey. Open Subtitles حسناَ لا أحب النقد لكن هذا أكبر من فرصة بعيدة
    Savunma yapıp onları mahvedelim. İkinci şansları olmasın. Open Subtitles لابد أن يتحرك الدفاع، ما من فرصة ثانية, اتفقنا؟
    Hayır. Eğer burda kalırsan bir felaket çıkma olasılığı azalır. O da rahat olacaktır. Open Subtitles كلا، هناك أقل من فرصة للعرض إذا بقيتِ هنا، سوف تكون بخير.
    - Just give me many chances Open Subtitles - فقط أعطني أكثر من فرصة " "
    Baba, kesinlikle gitmelisin. Büyük bir fırsat. Open Subtitles اوه, ابي, يجب عليك ان تذهب يالها من فرصة
    Sevdiğini alıp kapıdan çıkarmak için ne güzel bir fırsat. Open Subtitles يا لها من فرصة رائعة بالنسبة لك لخطف انظار الاجمل بينهم
    - Senin fotoğraflarına bakma şansım var mı? Open Subtitles هل من فرصة أستطيع ان انظر بها إلى صورك ؟
    Patronla dans etme şansım var mı? Open Subtitles هل من فرصة للرقص مع الرئيس
    Ölümleri, koalisyonu onları sorgulama şansından mahrum etti. Saddam'ın yanındaydılar. Open Subtitles قتلهم قد جردهم من فرصة إستجوابهم
    Başka bir taramanın füzeyi bulma ihtimali var mı? Open Subtitles هل من فرصة أن يكشف فحص اخر وجود هذا الصاروخ؟
    Önümüzdeki 5 dakika içinde hakikaten kasayı açıp parayı çalma şansımız var mı? Open Subtitles هل من فرصة لإختراق الخزنة وسرقة المال في الـ5 دقائق القادمة؟
    Sonny, bu ihtimalden de öte kesin birşey. Open Subtitles سوني , هي أكثر من فرصة , أنه يقيني
    Savunma yapıp onları mahvedelim. İkinci şansları olmasın. Open Subtitles ،لابد أن يتحرك الدفاع ما من فرصة ثانية‎, اتفقنا؟
    Hayır. Eğer burada kalırsan bir felaket çıkma olasılığı azalır. O da rahat olacaktır. Open Subtitles كلا، هناك أقل من فرصة للعرض إذا بقيتِ هنا، سوف تكون بخير.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus