| Düşünüyordum da, geri döndüğümde, sen ve ben birlikte Vegas'tan ayrılmamız iyi olur. | Open Subtitles | يجب ان نخرج من فيجاس للأبد أتوافقين على ذلك؟ |
| Andy bir keresinde pantolonsuz otostop yaparak Las Vegas'tan Los Angeles'e gitmişti. | Open Subtitles | (أندي) إستطاع ركوب السيارة مرة من فيجاس إلى لوس أنجليس بدون بنطلون |
| Ama Bob ile Vegas'tan yeni döndük. | Open Subtitles | لكني عدت من فيجاس أنا وبوب الآن |
| Vegas'tan Detektif Shockley, efendim. | Open Subtitles | المحقق شوكلى من فيجاس. |
| Vegas'tan mı geldin, Reno'dan mı? | Open Subtitles | هل أنت قادم من "فيجاس" ؟ "رينو"؟ |
| Bana "Vegas'tan defol" konuşmasını yapmadan önce... | Open Subtitles | "قبل أن تعطيني خطبة "أخرج من فيجاس |
| Vegas'tan bugün döneceğini söylemişti. Bilmiyorum. | Open Subtitles | قال أنه سيعود من "فيجاس" اليوم، لا أدري |
| Vegas'tan dönünce bundan Warren'a bahsetmeyebilir misin? | Open Subtitles | هل لا تذكرين هذا لـ(وارين) عندما يعود من (فيجاس)؟ |
| Detektif Taylor, bir kurbanı Vegas'tan Miami'ye kadar takip ettim. | Open Subtitles | أيها المحقق، (تايلور) لقد قمت "بمطاردة ضحية من "فيجاس" الى "ميامي |
| Vegas'tan bu kadar erken mi döndün? | Open Subtitles | عدت من فيجاس باكرآ؟ |
| Tamam, bak, Dedektif Adams Vegas'tan buraya polis arabasıyla geldi. | Open Subtitles | حسناً، المحقق (آدمز) يقود "من "فيجاس" إلى "لوس أنجلوس في سيارة الشرطة خاصته |
| Olanları duyunca Vegas'tan ilk uçakla geldim. | Open Subtitles | سمعت بما جرى، فارتدت أوّل طائرة قادمة لهنا من (فيجاس)! |
| Bir hafta sonra evlenip Vegas'tan döndüğünde ben oradaydım ve demek istediğim şey her şey siyah-beyaz değildir. | Open Subtitles | , (كنت هناك عندما عدت من (فيجاس . . متزوج بعد اسبوع و . . |
| O da Vegas'tan. | Open Subtitles | "وأيضا من "فيجاس |
| Hep Vegas'tan olduğunu unutuyorum. Evet. | Open Subtitles | -لطالما أنسى أنك من (فيجاس ) |
| Vegas'tan. | Open Subtitles | "من "فيجاس |