| Yolcu listesini kontrol ettik, hepsi zararsız kişiler. | Open Subtitles | لقد تحققنا من قائمة ابحارهم كل شخص منهم غير مؤذى |
| İhtiyacınız olan şeylerin listesini yapabilirsiniz, | Open Subtitles | يمكنك جعل من قائمة ل كل الأشياء التي تحتاج إليها، |
| Heyecanlandığı şeyler listesinde düğün yüksek sıralarda değil. | Open Subtitles | حفلات الزفاف ليست من قائمة الأمور التي تثير دهشته |
| Bunlar okulun yemek listesinde yer almıyorlar. Yabancı bir satıcı aracılığıyla getiriliyorlar. | Open Subtitles | انهم ليسوا جزء من قائمة المدرسة انهم مسموح بهم من خلال بائع خارجي |
| Katılmanda bir sorun yok ama seni spiker listesinden çıkarmışlar. | Open Subtitles | أنت مرحب بك للحضور لكن تمت إزالتك من قائمة عروضهم |
| Beş dakika önce bir güç listesine bakarak bir kariyer seçmek için beni kullanacak ve işimi tehlikeye atacaktın? | Open Subtitles | كنت ستسخدمينني وتعرضين عمل للخطر للسعي وراء وظيفة فكرت بها منذ خمس دقائق معتمدة من قائمة القوة |
| Tamam, bitir hadi. Lanetli insanlar listesi. | Open Subtitles | أكملي، أنهي ما تبقى من قائمة الهالكين. |
| Ben çevrimiçi miyim bakacaksın. Sonra kişiler menüsünden beni seçeceksin. | Open Subtitles | تأكد من أني متصلة, ثم أخترني من قائمة الأسماء |
| Senin için sorun olmazsa, konuk listesinin bir kopyasını alacağız. | Open Subtitles | اذا كان ليس لديك مانع سنحتاج نسخة من قائمة ضيوفك |
| -Henüz nihai kararımı vermedim... ama yıllardır listesini tuttuğum isimler arasından seçeceğim. | Open Subtitles | ـ أنالسة ماوقعتش إختياري النهائي لحد الآن لكنهم من قائمة الأسماء التي أجمعها على مر السنين |
| Son 12 saatteki her uçuşun yolcu listesini dikkatli bir şekilde inceleyin. | Open Subtitles | بداية تحققوا من قائمة المسافرين وحيدا على كل رحلة طيران غادرت خلال الـ12 ساعة الماضية |
| Müdürüyle temasa geçip işçi listesini aldım. | Open Subtitles | لذلك اضطررت الفاكس مدير أكثر من قائمة الموظفين. |
| Addison ve Violet'a da söyle yapılacaklar listesinde bana 'tik' koyabilir ve beni yalnız bırakabilirsiniz. | Open Subtitles | لذا انتِ وأديسون وفايلوت . يجب تمسحوا أسمي من قائمة أعملكم التي تريدون فعلها |
| Bu da babanın listesinde ziyaret ettiğin bir başka isim. | Open Subtitles | والذي هو إسمٌ آخر قمت بمحوه من قائمة والدك. |
| Unutturmam gerekenler listesinde alt sıralarda yer alıyor aslında. | Open Subtitles | إنه أمر بسيط من قائمة من أمور كثيرة ينبغى علىّ العيش بها |
| Evimizdeki yaşam çeşitliliği 100 binlik yeni tür listesinden daha çok. | TED | أنواع الحياة في منازلنا هي أكبر من قائمة تضم 100,000 فصيلة جديدة. |
| Bu aynı zamanda sorgulayıcının listesinden bu iki şıkkı elediğimiz anlamına geliyor, geriye sadece 6 sayı bırakıyor. | TED | وهذا يعني أيضاً بأنه يمكننا أن نزيل المربعين من قائمة المحقق، مبقياً على ستة أرقام. |
| Beni şüpheli listesinden çıkartmalısınız. | Open Subtitles | يجب أن تحذفني من قائمة المشتبه بهم خاصّتك. |
| Aranan suçlular listesine girmezsen en zengin on adam listesine giren sen de olabilirsin. | Open Subtitles | إذا لم ترغب أن تصبح مجرم مطلوب فالإصدار الجديد من قائمة أغنى عشرة رجال سوف يحوي اسمك |
| Frost, Frankie'nin listesine bakar mısın? | Open Subtitles | فروست ، هل يمكنك التحقق من قائمة فرانكي ؟ |
| Tamam, bitir hadi. Lanetli insanlar listesi. | Open Subtitles | أكملي، أنهي ما تبقى من قائمة الهالكين. |
| Tatlı menüsünden bir şeyler? | Open Subtitles | أو شيئاً من قائمة الحلويات؟ |
| Gelecek haftanın en çok satanlar listesinin bir kopyası varmış elinde. | Open Subtitles | لديه نسخة مسبقة من قائمة أفضل المبيعات للأسبوع القادم |