| Ne kadar süreceğine emin değilim ama o biraz gergin. | Open Subtitles | لست مُتأكداً كم من الوقت سيستغرق لكنه يبدو متوتر قليلاً |
| Ve bu mesafenin kabuledilebilir seviyelerde olduğundan emin olmak istiyorsunuz. | TED | وتريد أن تكون مُتأكداً أن هذه المسافات سوف تكون ضمن المستويات المقبولة. |
| İşler daha kötü olamazdı. Önceden emin değildim, ama şimdi biliyorum. | Open Subtitles | لم أكُن مُتأكداً قبلاً و لكني الآن أعرفُ ذلك |
| Bu zeminin tam olarak düzgün olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | لست مُتأكداً أن كانت هذه الأرضية مستقرة. |
| Hatırladığım şeyin gerçekten olup olmadığını bile bilmiyorum. | Open Subtitles | لستُ مُتأكداً إذا كانَ ما أتذكرُه حدَثَ فِعلاً أصلاً |
| Az önce aldığım küçük haberi sana söylesem mi emin değilim. | Open Subtitles | لستُ مُتأكداً أني يجبُ أن أُزعجَك بالمعلومات التي علِمتُها |
| Şimdi, bundan yorulmaya başladım, dostum. emin olduğundan emin olmalısın. | Open Subtitles | الأن أنا سئمت من هذا يا رجل يجب أن تكون مُتأكداً تمام التأكد |
| emin değilim. Bir cikleme ve sonra da kırılma sesi duydum ama herhangi bir şey olabilir. | Open Subtitles | لستُ مُتأكداً , لقد سمعت صوتاً ما ولكن , لا أعرف |
| Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? | Open Subtitles | كيف لكَ أنّ تكون مُتأكداً إلى هذا المدى؟ |
| Çok tatlısın ama bunların burada yetişeceğinden pek emin değilim. | Open Subtitles | هذا لطيف, هذا لطيف للغاية لكني لست مُتأكداً أن هذا مُمكِن أن ينضج هنا |
| Bilmem ki. Onu görecek olmak ne kadar hoşuma gitse de hâlâ beni görmek istediğinden emin değilim. | Open Subtitles | أعني، بقدر ما أودّ رُؤيتها، لستُ مُتأكداً أنّها مازالت تريدُ رُؤيتي. |
| emin değilim, ama sanırım bir profesörle yatıyor olabilir. | Open Subtitles | أنا لست مُتأكداً ، لكن أعتقد أنها رُبما تنام مع أستاذ من الجامعة |
| Dış dünyaya uyum sağlayacaklarından pek emin değilim. | Open Subtitles | لأنى لست مُتأكداً إن كانوا سيبلون حسناً بالعالم الخارجى. |
| ıyi bir şüpheli olacağından nasıl bu kadar emin olabildi? | Open Subtitles | لماذا كان مُتأكداً لتلك الدرجة أنها ستكون مُشتبه به جيد ؟ |
| - emin değildim. - Ben eminim. | Open Subtitles | ـ حسناً ، لم أكُن مُتأكداً ـ حسناً ، أنا مُتأكد |
| vereceğinden emin değilim" dedi. | TED | لستُ مُتأكداً ان هذا المشروع سوف ينجح." |
| Onu köpeğin yaptığından nasıl emin olabiliyorsun? | Open Subtitles | كيف تكون مُتأكداً أن الكلب من فعلَ ذلك؟ |
| Tam olarak emin değilim. | Open Subtitles | حسناً، لستُ مُتأكداً من التفاصيل |
| Nasıl bu kadar emin olabilirsin? | Open Subtitles | ما الذي يَجعلُك مُتأكداً لهذه الدرجة؟ |
| Öldürme isteği konsunda emin değil. | Open Subtitles | هو ليس مُتأكداً أنه . يريد أن يصبح قاتل |
| O duvarı nasıl geçeceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | و لستُ مُتأكداً كيفَ سأخترقُ ذلكَ الجدار |