| bu evi çok iyi hatırlıyorum, ama son ziyaretimde seni görmemiştim. | Open Subtitles | أتذكر هذا البيت جيدا ، ولكنني لم أراك في زيارتي الأخيرة. |
| Hayır sadece birkaç eşyanı getirdim. bu evi görmeniz lazım. | Open Subtitles | لا, أحضرت إليك أشياءك يجب عليهم أن يروا هذا البيت |
| Evet, öyle. Daha bugün beni, Bu evin perili olduğuna inandırmaya çalıştı. | Open Subtitles | إنها فقط نكتة، فقد حاولت هذا الصباح إقناعي بأن هذا البيت مسكون. |
| Bu evin bazı zamanlarda... pek iç açıcı olmadığını yakında siz de anlayacaksınız. | Open Subtitles | ستكتشفين قريبا، هناك متسع من الوقت لان هذا البيت ليس بالضبط بيت مثالي |
| İlk geldiğiniz günden beri... bu eve sahip olmayı istiyorsunuz. | Open Subtitles | تريدون السيطرة على هذا البيت منذ أول يوم جئتم فيه |
| bu evden dışarı çıkıp, dışarıda erkek arkadaşımla takılmak için bekleyemiyorum. | Open Subtitles | لا استطيع الانتظار للخروج من هذا البيت الخروج والاستمتاع مع صديقي |
| Kocam Cleo ve ben bu evde... 40 yıldan uzun yaşadık. | Open Subtitles | زوجي كليو وانا عشنا في هذا البيت.. لأكثر من 40 عاما |
| Tamam ama eğer bu evi almazsak gittiğimiz her yerde ortaya çıkar. | Open Subtitles | حسناً ، ولكن إذا لم نشترِ هذا البيت فستظل تظهر أينما نذهب |
| bu evi yeryüzü üzerinde kendimi güvende hissettiğim tek yer hâline getirmişti. | Open Subtitles | لقد جعلت هذا البيت ، المكان الوحيد الذي أشعر به في الآمـان |
| Bu arsayı 1963'te aldım. Sonrada büyük zorluklarla bu evi yaptım. | Open Subtitles | لقد اشتريت الارض في عام 1963 ولقد بنيت هذا البيت بصعوبة |
| Onun bakımını sağlayabilmek için bu evi ters ipotek yaptırdım. | Open Subtitles | أقترض المال بضمان هذا البيت لأدفع قيمة دار العناية. عمّي.. |
| Çünkü Bu evin, Vera'nın temizlik hastalığından etkilenmeyen bir kısmı olmasını istiyorum. | Open Subtitles | لأني أريد لجزء من هذا البيت أن يبقى بعيدا عن تنظيفها المستمر |
| Bu evin her köşesi, sevdiğim ve ölmüş insanların hatıralarıyla dolu. | Open Subtitles | كلّ بوصة في هذا البيت تعجّ بذكريات عن أناس قضوا نحبهم |
| Annem için tek gökyüzü Bu evin tavanı. Böyle yapan da sensin. | Open Subtitles | سماء أمي هو سقف هذا البيت و الذى صنع ذلك هو أنت |
| bu eve on yıl ter akıttım, böyle mi teşekkür ediyorsun? | Open Subtitles | وضعت 10 سنوات من العرق في هذا البيت وهذا هو شكري؟ |
| Ladder'a, bu eyalete ve bu eve hoş geldin. | Open Subtitles | مرحباً بك في السلّم، إلى هذه الحالة، وإلى هذا البيت |
| Mantıklı bir adam bu evden çekip gider ve yaşanan her şeyi unuturdu. | Open Subtitles | الرجل الحكيم هو من يبتعد عن هذا البيت وينسى كل شيء قد حدث |
| Mantıklı bir adam bu evden çekip gider ve yaşanan her şeyi unuturdu. | Open Subtitles | الرجل الحكيم هو من يبتعد عن هذا البيت وينسى كل شيء قد حدث |
| Ama biliyor musun, bu evde benimkinden daha büyük başarısızlık var. | Open Subtitles | لكن هل تعرفين أن هناك أفشل مني في هذا البيت ؟ |
| bu evde senin yararına olmayan ne var ki, canım? | Open Subtitles | ما الذي يحويه هذا البيت وليس لغرض فائدتكِ يا عزيزتي؟ |
| Demek ki, önümüzdeki bir buçuk saatlik süre boyunca, O ev, bize ait. | Open Subtitles | هذا يعني انه خلال الساعة والنصف القادمة هذا البيت لنّاِ |
| Ve herkes bilsin ki dünya varoldukça, ...bunlar senin insanların Burası da senin evindir | Open Subtitles | فإنهم شعبك كما أن هذا البيت هو بيتك حتى يعرف كل من على الأرض أنك أنت الرب |
| Lew the Jew'dan aldığımız o evin adresi ne? | Open Subtitles | ما هو عنوان هذا البيت سجلنا من ليو اليهودي؟ |
| evi bu yüzden satıyorum, anılardan uzaklaşmak için. | Open Subtitles | هذا هو السبب في أنني يجب أن تتخلى عن هذا البيت. لا بد لي من الابتعاد عن الذاكرة. - [رنين الهاتف] |
| Bu evle ilgili doğru olmayan bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء غير صحيح مع هذا البيت. |
| - Bu ev ve gördüğün her şey, helal bir şekilde kazanıldı. | Open Subtitles | هذا البيت وكل ما تراه هنا هو من الكسب الحلال. |
| bu evdeki koku ne, Müfettiş? | Open Subtitles | ما الرائحة الغريبة في هذا البيت أيها المفتش ؟ |