| O harika biri, ben ortalamanın üstündeyim. | Open Subtitles | هي رائعة الجمال أنا بخير، فوق المتوسط |
| O harika biri, ben ortalamanın üstündeyim. | Open Subtitles | هي رائعة الجمال أنا بخير، فوق المتوسط |
| Ne kadar Harika biri olduğu gerçeğiyle, senden ayrılmış olduğu gerçeğini birbirine karıştırmamaya çalış. | Open Subtitles | حاول أن لا تخلط الأمر بين كم هي رائعة وهي في الحقيقة ليست معك |
| Üniversitenin süper bir yer olduğunu neden kimse bana söylemedi? | Open Subtitles | لمَ لمْ يخبرني أحد كم هي رائعة الجامعة ؟ |
| Ona ne kadar muhteşem, ne kadar güzel olduğunu söyleyebildiğim tek yer orası. | Open Subtitles | إنه المكان الوحيد الذي يمكنني أن أخبرها كم هي رائعة وجميلة |
| Ve elimizdekinin ne kadar harika olduğunu şimdi anlıyorum. | Open Subtitles | وأدرك الآن كم هي رائعة الحياة التي لدينا. |
| Belki şimdiye dek kendiniz için mükemmel şeyler yarattınız ya da yaratmadınız. | Open Subtitles | وربما صنعت أشياء حتى الآن، هي رائعة وجديرة بك وربما لم تفعل |
| kasvete son verdik, çünkü hayat göz kamaştırıcı. | Open Subtitles | إلى أسفل مع المراضة لأن الحياة هي رائعة. |
| O harika. Ona benzemek isterdim. | Open Subtitles | هي رائعة أتمنى أن أكون أشبهها |
| - O harika biri. - Öyledir. | Open Subtitles | هي رائعة جداً هي كذلك |
| Ama yine de O harika biri. | Open Subtitles | ولكن مع ذلك هي رائعة |
| O harika. | Open Subtitles | هي رائعة. |
| O harika biri. | Open Subtitles | و هي رائعة. |
| 15 yaşındaki yeğenim, Harika biri, ismi Charlotte. Bir şeyler kaydetmesini istedim, Elliot diye bir arkadaşla çalışarak Birkaç beat yapmayı denedim. | TED | ابنة أخي ذات الخمسة عشرة عاما,هي رائعة, وإسمها شارلوت, طلبت منها أن تسجل لي معزوفة, وعملت مع صديقة إسمها إيليوت لوضع بعض الخفقات معا. |
| Uzak bir ihtimal. Harika biri. Aklına gelen bir yeri söyle, ya yaşamış ya da gidip gezmiş. | Open Subtitles | هي رائعة , سَم مكان عاشت فيه أو زارته |
| Üniversitenin süper bir yer olduğunu neden kimse bana anlatmamış ki? | Open Subtitles | لمَ لمْ يخبرني أحد كم هي رائعة الجامعة ؟ |
| Hiç kimse, malzeme gemisinin kaptanı bile küçük adamızın ne kadar güzel olduğunu görmemiştir. | Open Subtitles | ... لا أحد ، ولا حتى قبطان مركب المؤن سبق له أن رأي كم هي رائعة جزيرتنا الصغيرة |
| Rachel'ın poposunun bu kadar güzel olduğunu hiç fark etmemiştim. | Open Subtitles | لم الاحظ كم هي رائعة مؤخرة ريتشل |
| Çocuklarla Singin' in the Rain söylemek, ne kadar harika olduğunu göstermek için ölüyorum ama demode olduğunu inanıyorlar. | Open Subtitles | لقد كنت اتحرّق شوقاً لآداء "الغناء في المطر" مع الطلاب , لأريهم كم هي رائعة لكنهم مقتنعين أنها قديمة |
| Bana bir gün ver sana emekliliğin yaşlı bir adam için ne kadar harika olduğunu göstereyim. | Open Subtitles | تعطيني يوم واحد لأريك كم هي رائعة حياة التقاعد بالنسبة لكبار السن |
| Şimdi, eğer bunların hepsini atlatırsan, tam bir iyileşme için mükemmel şansınız var. | Open Subtitles | الآن, بما اني اخبرتك بكل شيء, فرصتك للحصول على تعافي كامل هي رائعة. |
| O göz kamaştırıcı. | Open Subtitles | هي رائعة. تعرف ما هذا؟ |