| Ama başka taleplerim var. Örs, dikenli tel, ok ve yaya ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج سندان الحداد بعض السلك الشائك، وقوس وسهم |
| Onlarda makineli tüfekler vardı, sizde sadece ok ve yay. | Open Subtitles | كانت لديهم أسلحة ناريّة آلية، وما كان لديكما سوى قوس وسهم. |
| Eline yay ve ok aldın diye bu kavgayı kazanacak değilsin. | Open Subtitles | لأنك أستعرت قوس وسهم |
| "Yay ve ok" diye ne söylemeye çalışıyor? | Open Subtitles | ماذا يعني ذلك ؟ "قوسٌ وسهم" |
| Sakin ol komando. Ben sadece oku ve yayı olan bir adamım. | Open Subtitles | اهدأ أيّها الجندي المغوار، لا أحمل سوى قوس وسهم |
| Yay ve okla hedef almayı bırak, ismimi dahi doğru dürüst imzalayamıyorum. | Open Subtitles | بالكاد أكتب اسمي ناهيك عن التصويب بقوس وسهم |
| Şehir havada uçuyor, robot ordusuyla savaşıyoruz benimse elimde ok ve yay var. | Open Subtitles | حسناً، انظري، المدينة تطير ونحن نحارب جيشًا من الآلات وأنا أقاتلهم بقوس وسهم لا شيء من هذا منطقي |
| Bir tanesini aşağıda ok ve yayla zımbaladım. | Open Subtitles | طعنت أحدهمَ في الطابق السفلي بقوس وسهم |
| Belki insan öldürmenin ok ve yaydan daha kolay yolları olduğunu fark etmiştir. | Open Subtitles | لربما أكتشف أخيرًا أن هناك طرق أبسط لقتل الناس من قوس وسهم! |
| 1974'te, Philippe Petit ok ve yay kullanarak, | Open Subtitles | في 1974 فيليب بيتيت أستخدم قوس وسهم |
| Kılıç dövüşünde ok ve yay kullanmak için yıllarını verdin. | Open Subtitles | {\pos(190,230)} فإنّك أمضيت سنينًا تتدرَّب على خوض مسايفة بقوس وسهم. |
| Bir yay ve ok. | Open Subtitles | انه قوس وسهم. |
| Yay ve ok. | Open Subtitles | قوس وسهم |
| Sakin ol komando. Ben sadece oku ve yayı olan bir adamım. | Open Subtitles | اهدأ أيها الجندي المغوار، لا أحمل سوى قوس وسهم |
| - Green Arrow'un oku ve yayı var. | Open Subtitles | (آتيلتي بيلت)؟ السهم الأخضر, لديه قوس وسهم. |
| - Ortağız. Barry'nin süper güçleri, Oliver'ın ise ok ve yayı var. | Open Subtitles | لـ (باري) قوى خارقة، وما لـ (أوليفر) إلّا قوس وسهم. |
| Yanında sadece yay ve okla vahşi doğaya bırakılırsın ve et getirmeden eve dönmeyeceğin söylenilir. | Open Subtitles | أنت تُلقي إلى البرية بلا شيء أكثر من قوس، وسهم |
| Yay ve okla, uçan bir güvercinin gözüne nişan aldığını görmüşlüğüm var. | Open Subtitles | رأيتها تقتلع عين حمامة طائرة باستخدام قوس وسهم |