| Uzun zaman önce, amcam ve bir kız arkadaşı Meksika'ya arabayla gidiyormuş. | Open Subtitles | منذ وقت بعيد، كان عمّي وصديقته يقودان السيارة خلال المكسيك. |
| Uzun zaman önce, amcam ve bir kız arkadaşı Meksika'ya arabayla gidiyormuş. | Open Subtitles | منذ وقت بعيد، كان عمّي وصديقته يقودان السيارة خلال المكسيك. |
| Katille kafaları çektiğim ve sevgilisini evime aldığım ortaya çıkıyor. | Open Subtitles | وصادف أنني شربت مع القاتل وصديقته في منزلي |
| Daha yeni işinden kovuldu, ve sevgilisi bir mahkumla sevişmiş mi? | Open Subtitles | لقد تم فصلة من كاوبوى فرانك وصديقته تحمل طفل |
| Cinayet gecesi, ayağındaki alçıyı çıkarttın... ve eski eşinle kız arkadaşını takip ettin. | Open Subtitles | ليلة الجريمة نزعت جبيرتك وتبعتي زوجك السابق وصديقته |
| Katipi ve kız arkadaşını iş üzerindeyken yakaladığımdan beri. | Open Subtitles | عندما أمسكت بالكاتب وصديقته يلعبون لعبة الشرطي واللص أثناء الدوام |
| Özellikle Neil ve arkadaşı, Helen, aynı zamanda ölü, bir nevi Solgun-tipli hayalet, ama bizim tarafımızda. | Open Subtitles | بالأخص"نيل" وصديقته"هيلين". والتي أصبحت نوعاً ما من المتلاشون، لكنها بجانبنا |
| Moda yaratıcısı ve manken sevgilisiyle ilgili ClA ve suikastler falan.. | Open Subtitles | إنهُ فظيع,تدور القصة عن مصمم أزياء ,وصديقته عارضة أزياء. أمسكت بهم السي آي أي ليوقفوا ,معارض البالون ,في الربيع. |
| Diyorlar ki, Yash hurafe karşıtlığı ile ilgili vaaz verirken kız arkadaşına ruhlar musallat oluyor. | Open Subtitles | , يقولون بان ياش يكافح لإنها هذه الخرافات وصديقته تمتلكها روح شريرة |
| O zamanlar sorun, benim, Steve'in ve onun kız arkadaşının oldukça meteliksiz olmamızdı. | Open Subtitles | المشكلة حينها كانت أنا وستيف وصديقته كنا مفلسين بالفعل |
| Babamla ve aptal kız arkadaşıyla yemeğe gitmem gerek. | Open Subtitles | علي أن أذهب للعشاء مع والدي وصديقته الغبية |
| Adamın malzemelerini banyoda yerde bulduk kız arkadaşı da 911'i aradığında ateşlediklerini söylemiş. | Open Subtitles | وجدنا عُدّته على أرضية الحمّام وصديقته التي إتصلت بالطوارئ قالت أنهما كانا يتعاطان معًا |
| Önce beleşçi oğlum ve onun kıvrık dudaklı kız arkadaşı gelerek, benden uzay gemimi otlandılar, sonra aptalın teki ile droidi içeri girip, Ziro'nun gittiği yeri söylemem için beni zorladılar. | Open Subtitles | بمعني اولا ان ابني وصديقته التى تعرج دخلا هنا وتطفلا على |
| - Görüşüne göre oğlum ve kız arkadaşı birbirlerine o kadar aşık ki, seni duyamıyorlar. | Open Subtitles | ببعضهما مغرمان وصديقته, ابني بأن يبدو سماعكِ عن يعجزان أنهما لدرجة |
| - Görüşüne göre oğlum ve kız arkadaşı birbirlerine o kadar aşık ki, seni duyamıyorlar. | Open Subtitles | يبدو بأن ابني وصديقته, مغرمان ببعضهما لدرجة أنهما يعجزان عن سماعكِ |
| Peki, bu Dave ve yeni kız arkadaşı. | Open Subtitles | انا لست قلقه حسنا هذا ديف وصديقته الجديده |
| Şerifiniz ve kız arkadaşı burnumuzun dibinden 10 milyon dolar çaldı. | Open Subtitles | بل واقع أنّ المارشل وصديقته قاموا بسرقة 10 مليون من تحت أيدينا .. |
| Katılıyorum. Belgesel çeken adamı ve sevgilisini de yediler. | Open Subtitles | صحيح وهاجمو المصور وصديقته الذين صوروا الفيلم |
| Eski Başkan Bud Hammond ve sevgilisi, aktris, Eva Flores bugün DC'ye geldiler. | Open Subtitles | " الرئيس السابق " باد هاموند " وصديقته الممثلة " إيفا فلوريس وصلوا العاصمة اليوم |
| Çok az kadın, tam vardiya çalışıp, akşam evde bebeğinin altını değiştirirken, kocasının ve kız arkadaşının hafta sonlarını tırları takip edip, "Arabayı bilen tokadı basar" oynayarak geçirmelerine izin verir. | Open Subtitles | تعملين لوردية كاملة وتعودين للبيت لتغيير حفاضات طفلتك بينما زوجك وصديقته يمرحان |
| Size söyledim, oğlum ve arkadaşı etrafı keşfe çıkmışlar. | Open Subtitles | لقد قلت لك ان إبني وصديقته ...لقد كانوا لقد كانوا يستكشفوا |
| "Babam ve onun manken sevgilisiyle birlikte okula yürümenin küçük düşürücü hissi için teşekkür ederim mi "? | Open Subtitles | شكراً لك علي التجربة المُحرجة في ذهابي للمدرسة، بصحبة أبي وصديقته اللامعة؟ |
| Demek istediğimiz, eski erkek arkadaşın ve onun yeni kız arkadaşına bu kadar yakınsan, bu garip. | Open Subtitles | كل مانقوله هو، إذا كنتِ هنا للبقاء قريبة من صديقك السابق وصديقته الجديدة، فهذا غريب. |
| O adamla ve kız arkadaşıyla arkadaş olma konusunda demek istemiştim. | Open Subtitles | كنت أعني كونك صديقة للرجل وصديقته |
| Mike Lewis ile sevgilisinin öldürülmesi olayında kullanılan bant senin alet kutundakini tutuyor. | Open Subtitles | الشريط الذي تم استخدامه في القتل مايك لويس وصديقته يطابق واحد وجدنا في الأدوات الخاصة بك. |