| Bütün planlarınız ve konuşmalarınızın sonucunda elimize geçen birkaç çanta bakır para. | Open Subtitles | كل خططك وكلامك اللعين ...سيقتلنا بجانب بضعة حقائب ردئية من الثقوب الفضية |
| Senin uyduruk, zırva, uçuk, aptalca... kuantum ve safsata dolu saçmalıklarını daha fazla dinlemeyeceğim! | Open Subtitles | وأنا لن أستمع إلى أي أكثر من. معتقداتك الصوفية وكلامك الغير منطقي أبدا |
| Yine şu karmaşık duygu saçmalığını oynamaya başlayacaksın ve bu beni psikopat ediyor. | Open Subtitles | أنت بدأت تتصرف بغرابة ,وكلامك متناقض ,وهذا يؤثر على |
| Senin, küstahlığının ve guruldayan karnının müdürün odasına gittiğini. | Open Subtitles | أنت وكلامك خلفي وأمعاء المغرغرة إلى مكتب المدير |
| "Fall Out Boy" ve "Green Day" 10 tuğlayı delebilen boklardan başka bir şey değiller. | Open Subtitles | وكلامك أني اريد الوقوع في الحب هذا كلام سـخيف |
| - Hayal alemindesin ve saçmalayıp duruyorsun. Ne diye güveneyim ki sana? | Open Subtitles | إنّك واهم وكلامك غير مفهوم فلمَ عساي أثق بك؟ |
| Buraya tüm cazibe ve gülümsemenle geldin. | Open Subtitles | جئتنا بابتسامتك وكلامك المعسول |
| Sen çok sarhoştun ve saçmalıyordun. | Open Subtitles | لقد كنت مخمورا للغاية وكلامك غير مفهوم |
| Hikayenizi ve mesajınızı ne kadar insan duyarsa... | Open Subtitles | اعـلمأنكل الناسإستمعواإلىقصتـك وكلامك... |
| ve sen de acıdan bahsetmiştin. | Open Subtitles | . وكلامك يؤلمني |
| Nefesini ve viskini kendine sakla. | Open Subtitles | أحتفظ بشرابك وكلامك. |
| Oh, sen ve senin kelime oyunların. | Open Subtitles | أنت وكلامك ذو المعنيين |
| Gayet açıktın ve normalde eve böyle gelmezdim. | Open Subtitles | أعرف. وكلامك كان واضحًا جدًا |
| Size saygı duyuyor ve düşüncelerinize değer veriyor. | Open Subtitles | انها تحترم آرائك وكلامك |
| Rüyaların ve saçmalıkların yeter, Claudia. | Open Subtitles | توقفي عن احلامك (وكلامك الفارغ يا (كلوديا |
| Sen ve söylediklerinin canı cehenneme! | Open Subtitles | اذهب الى الجحيم انت وكلامك هذا ! |