| Senin aksine öğle yemeği randevunuzun harika gittiğini düşünmüş ve ilişkinizi biraz daha düşünmek istiyormuş. | Open Subtitles | فبخلافكِ, لقد ظنّ أن موعدكما على الغداء كان رائعًا، ويريد أن يكتشف مشاعركما إلى ما هو أبعد من ذلك. |
| Görünüşe göre kafasında fikirler dolmuş ve filmi hızlıca çekip seneye yetiştirmek istiyormuş. | Open Subtitles | على مايبدو أن لديه كل أنواع الأفكار ويريد أن يمنحه أولوية التعامل من أجل العام القادم .... |
| Kitabını güncelleyip yeniden yayınlamak istiyormuş. | Open Subtitles | ويريد أن يحدّث ويعيد إصدار كتابه |
| Kendinden istenileni yapabilecek, hayatini iyi bir seye harcamak isteyen biri. | Open Subtitles | ويريد أن يقوم بشيءٍ جيد في حياته |
| Kendinden istenileni yapabilecek, hayatını iyi bir şeye harcamak isteyen biri. | Open Subtitles | ويريد أن يقوم بشيءٍ جيد في حياته |
| ..ayaklardan nefret ediyormuş. Ve onları mahvetmek istiyormuş. | Open Subtitles | ... يكره قدم ويريد أن يرى منهم يموتون. |
| - İtiraf etmek istiyormuş. | Open Subtitles | ويريد أن يعترف. |
| Fikrimizi Pazartesi dinlemek istiyormuş. | Open Subtitles | (إتصل رجل من (بيبي بارن ويريد أن يسمع فكرتنا يوم الإثنين |
| Paraya ihtiyacı varmış, şehri terk etmek istiyormuş, onu arayaymışım. | Open Subtitles | ويريد أن أتصل به |