| İşin asıl zor olan tarafı, doğru zamanda doğru yerde olabilmek. Bunun dışında oldukça sade ve kolay bir teknik. | TED | نصف التحديد يكمُن في الوصول ,ان تكون في المكان المناسب في الوقت المناسب لكن هناك تقنية بسيطة و سهلة |
| Bazılarının basit ve kolay öğrenilebilen kuralları var ama çoğunun çok karmaşık. | Open Subtitles | البعض منها له قواعد بسيطة و سهلة التعلم ًو لكن المعظم أكثر تعقيدا |
| Hayır, hayır, sen hızlı ve kolay olacağını sanıyordun değil mi? | Open Subtitles | كلا .. كلا .. أنت أعتقدت بأنها ستكون سريعة و سهلة .. |
| Evet, ama Bayan Claudel artık sakin ve uysal, birçok şeyi özlüyor, çok daha güçlü olmak istiyor, Paris'e yakın olmak ve tek başına kırsal bölgelerde yaşamak istiyor. | Open Subtitles | ...نعم و لكن فان السيدة كلوديل الآن تبدو هادئة و سهلة الانقياد انها تتغيب كثيرا |
| Bu eğitimli güzel ve uysal. | Open Subtitles | هذه متدربة طيبة و سهلة |