| Biliyorum, biliyorum. Sadece onluk ve yirmilikler. | Open Subtitles | من فئة عشرة و عشرين فقط. |
| Sadece onluk ve yirmilikler. | Open Subtitles | من فئة عشرة و عشرين فقط. |
| Ve saniyenin son Yirmi dörtte birlik kısmına kadar belirli bir mesafede zum mesafesinde durmuş olmamın nedenini de anladım... | Open Subtitles | لماذا أمسكتها على طول ذراعي على مدى التقريب حتى آخر أربعة و عشرين جزء من الثانية |
| Diğerleri son Yirmi dört saattir işlerin giderek daha da kötüye gittiğini biliyorum ama sıkı olursak ve işimizi yaparsak... savaşmak için şansımız var. | Open Subtitles | الباقون.. أعرف أن الحال يتدهور من سئ الى أسوأ.. الى أسوأ بكثير خلال الأربع و عشرين ساعة الأخيرة |
| Yirmi dört saat sonra. Harika, değil mi? | Open Subtitles | أربعة و عشرين ساعة هذا عظيماً ، أليس كذلك ؟ |
| Ve hepiniz Yirmi dört yaşından büyüksünüz. | Open Subtitles | هل كلكم أكبر سنا من أربعة و عشرين عاما ؟ |
| Yaz tatilinin resmi olarak başlamasına daha hala üç saat Yirmi yedi dakika var. | Open Subtitles | ثلاثة ساعات و سبعة و عشرين دقيقة حتى تبدأ أجازة الصيف |
| Ebedi aşka sahipken Yirmi sekiz yıl nedir ki? | Open Subtitles | و ما قيمةُ ثمانٍ و عشرين سنةً عندما يكون لديكِ حبٌّ أبديّ؟ |
| Yalnızlık çekmek için Yirmi beş oda. | Open Subtitles | خمسة و عشرين غرفة للبقاء بها بمفردى |