| -Taksi çağır, otobüse bin ve git burdan | Open Subtitles | اطلب سيارة أجرة و إلى محطة القطار و غادر البلدة |
| Şimdi arkanı dön ve git! | Open Subtitles | فقط إستدر و غادر |
| Şunu 350.000 won yapalım ve git. | Open Subtitles | اجعلها 350.000 وون و غادر |
| Konuştum fakat Delilah'dan bahsettiğim anda telaşlandı ve gitti. | Open Subtitles | لقد تحدثت اليه وعندما ذكرت ديلايلا أصبح مضطرب للغايه و غادر |
| Bilgisayar olduğumu öğrendi ve gitti. | Open Subtitles | إكتشف أنني كنت التداخل، و غادر |
| MIT'den 1982'de mezun oldu, buraya 1993'te çalışmaya geldi ve 2001 yılında da işten ayrıldı. | Open Subtitles | تخرّجَ من معهد ''ماساتشوستس'' للتقانة عامَ 82، عمل عندنا عامَ 1993، و غادر في 2001. |
| Artık, neden biraz kendine saygı gösterip çekip gitmiyorsun? | Open Subtitles | الآن لم لا يكون لديك بعض الاحترام للذات و غادر |
| Ne diyeceksen de ve git. | Open Subtitles | قُل ما لديك و غادر |
| Eşyaların holde. Al ve git. | Open Subtitles | أغراضك في البهو خذها و غادر |
| Ne diyeceksen de ve git. | Open Subtitles | قُل ما لديك و غادر |
| Eşyaların holde. Al ve git. | Open Subtitles | أغراضك في البهو خذها و غادر |
| Eşyalarını topla ve git. | Open Subtitles | احزم امتعتك و غادر |
| İndir silahını ve git! | Open Subtitles | أخفض سلاحك و غادر |
| Çekleri bırak ve git. | Open Subtitles | تعرف القوانين يا (بيلتون) سلم الشيكات و غادر |
| Lütfen, her ne istiyorsan al ve git. | Open Subtitles | أرجوك فقط خذ ما تريد و غادر |
| Eşyalarını topladı ve gitti. | Open Subtitles | حزم كل أغراضه و غادر |
| Utandı ve gitti. | Open Subtitles | لقد شعر بالحرج و غادر |
| Bana paramı ödedi ve gitti. | Open Subtitles | ثم دفع لي و غادر |
| - Anahtarlarınızı aldı ve gitti. | Open Subtitles | -أخذ مفاتيحكَ و غادر . -ماذا؟ |
| Aslında vardiyası için saat 16:00'da gelip 23:00'de ayrıldı. | Open Subtitles | في الواقع، بدأ مناوبته على الساعة الرابعة. و غادر عند الساعة الحادية عشر. |