| Geminin altındaki buz kırılıyor. | Open Subtitles | ليس صالحا الثلج يتحطم تحت السفينة |
| İçeride kalbim kırılıyor | Open Subtitles | في الداخل، قلبي يتحطم |
| Kalbin kırıldı... sonra iyileşti... ama tekrar kırılacak... | Open Subtitles | قلبك... قد كسر,ومن بعدها شفي ولكنه سوف يتحطم بسبب... |
| Bir şeyin kırıldığını duyduğumu sandım, bu yüzden ben... | Open Subtitles | - إعتقدت أني سمعت شيئاً يتحطم لذا .. -لقد كان هكذا عندما دخلت |
| Artık bir kalbim olduğunu biliyorum... çünkü kırıldı. | Open Subtitles | الآن أنا أعلم أن لدي قلب... لأنّه يتحطم. |
| Savaş başlığı kırılırsa havayla temas edip karışımı ateşler bu da sözde eritilmiş kayaya sarılan zırhı paramparça eder. | Open Subtitles | حسناً , عندما يتحطم الرأس الحربي الأتصال مع الهواء سيشعل الخليط ينبغي أن نفكك الدرع ونحتمي من الصخور المنصهره |
| John, öyle sanıyorum ki Japonların pozisyonu şimdi kırılabilir. | Open Subtitles | جون، أنا مقتنع أن ذلك الموقع الياباني يمكن أن يتحطم الآن. |
| Bir adamın kalbi kırıldığında yaptığı davranışlar komiktir. | Open Subtitles | إنها مدعاة للسخرية كيف تكون ردة فعل رجل عندما يتحطم قلبه. |
| Bu alkaloit çok hızlı parçalanıyor. | Open Subtitles | ذلك الكائن القلوي إنه يتحطم بمعدل متسارع |
| Kontrolün elimde olmamasından nefret ediyorum. Tüm dünya üzerimize yıkılıyor ve bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | أكره بأن أفقد السيطرة ، و العالم يتحطم حولنا ، و ليس بأمكاننا فعل شىء. |
| - Bütün buz katmanı kırılıyor. | Open Subtitles | أن الجرف كله يتحطم |
| Cam kırılıyor. | Open Subtitles | أن الزجاج يتحطم |
| Çarpmasa da kırılıyor yüreğim | Open Subtitles | ظننت إنه لا ينبض، أنه يتحطم |
| Buz kırılacak! | Open Subtitles | سوف يتحطم الثلج |
| O gidecek ve senin kalbin kırılacak! | Open Subtitles | وسوف يتحطم قلبك انه قلبي انا |
| Kalbin kırılacak diye endişelenmiyorum. | Open Subtitles | لست قلقلا على أن يتحطم قلبك |
| Sonra araba camının kırıldığını gördüm. | Open Subtitles | ثم رأيت نافذة تلك السيارة يتحطم |
| Sırtımın kırıldığını hissettim. | Open Subtitles | شعرت بظهري يتحطم |
| Şimdi tam rüyam gerçekleşmek üzereyken paramparça olmasına izin vermeyeceğim! | Open Subtitles | والآن , لأن حلمي على وشك أن يتحقق وأنا لن أراه يتحطم وإذا رفضت الزواج من الخان ؟ |
| Bakın, her an kırılabilir. Yarışı bırakın, şimdi bile olabilir. | Open Subtitles | إسمع , إنه من الممكن أن يتحطم في أيّة لحظة , وربما الآن |
| Bir adam kalbi kırıldığında tuhaf tepkiler verir. | Open Subtitles | إنها مدعاة للسخرية كيف تكون ردة فعل رجل عندما يتحطم قلبه |
| Çünkü terliyorum ve kalbim çarpıyor ve başım dönüyor ve dünya parçalanıyor. | Open Subtitles | لأنني أبدأ بالتعرق و يدق قلبي بشدة و أشعر أن رأسي يدور و العالم يتحطم من حولي |
| Ve güvensiz kızın dünyası başına yıkılıyor. | Open Subtitles | و عالم هذه الفتاة الغير آمنة سوف يتحطم على نفسها |