| Ailelerin, çocukları için kendi yiyeceklerinden vazgeçmeleri beklenir. | Open Subtitles | المفروض على الآباء أن يتخلوا عن طعامهم لأطفالهم |
| Ama hemen hemen her zaman, hayal ettikleri için gerçek olandan vazgeçmeleri gerektiği an, denklem değişir. | Open Subtitles | ولكن في الغالب دائما اللحظات التي يجب ان يتخلوا عنها اللحظات الحقيقية للتخيل |
| Bir davadan vazgeçmeleri için hukuk firmam ile konuşmamı istiyorlar. | Open Subtitles | لا شيء سيضرك يريدون مني أن أتحدث مع شركة محاماتي لكي يتخلوا عن قضية |
| Arada ince bir çizgi var, senden asla vazgeçmeyecekler Savannah. | Open Subtitles | انه طريق جيد في بعض الاحيان ولكنهم لن يتخلوا عنك يا سفانا |
| Savaşmadan o bebekten vazgeçmeyecekler. | Open Subtitles | لن يتخلوا عن تلك الطفلة بدون قتال |
| Bağlılıklarını ispatlamak için eski hayatlarından vazgeçmeleri gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | أنها تخبرهم , من أجل اثبات ولائهم يجب أن يتخلوا عن حياتهم السابقه |