| Ama Lang'ın daha fazla bozukluğa ihtiyacı vardı. Garsonların birinden istedi. | Open Subtitles | ولكن لانج يحتاج الى الكثير من التغيير هو طلب احد الجارسونات |
| Sen güçlü, kendinden emin bir kadınsın sigaraya ihtiyacı olmayan. | Open Subtitles | أنتى إمرأة قوية واثقة من الذى لا يحتاج الى سيجارة |
| Belki bir dahakine seni de götürürüm. Kenny'nin korumaya ihtiyacı olabilir. | Open Subtitles | سآخذك معي في المرة القادمة كيني ربما يحتاج الى حارس شخصي |
| Atrial fibrillasyon ve hızlı ventriküler yanıtı var hemen defibrile edilmesi lazım. | Open Subtitles | انه مصاب بسكتة و نبضه عالٍ , يحتاج الى ضربة كهربائية الان |
| Bu özel bir durum ve özel olarak hapsedilmesi gerekiyor. | Open Subtitles | أنه حاله غير تقليديه و يحتاج الى حجز غير تقليدى |
| Ama bunu kanıtlaması için yardıma ihtiyacı vardı ve birini de bulmuştu. | Open Subtitles | ولكنه يحتاج الى المساعدة ليُثبت ذلك وانه قد وجد الرجل المناسب لذلك |
| Örneğin, saldırganın kurbanlarını bıçaklamadan önce vuruyor olması durumu hızlı ve etkili bir şekilde kontrol altına almaya ihtiyacı olduğunu gösterir. | Open Subtitles | على سبيل المثال, واقع ان المجرم يطلق النار على ضحاياه يشير الى انه يحتاج الى وسيلة سريعة وفعالة للسيطرة على الموقف |
| Ama bazen bir insanın umudu olduğunu anlaması için bir işarete ihtiyacı vardır. | Open Subtitles | لكن أحياناً الرجل يحتاج الى أشارة ,هناك بعض الأمل بالنسبة له ,أتعلم؟ ؟ |
| Bardaktan parmak izi alma numarası. DNA'ya kimin ihtiyacı var ki? | Open Subtitles | خدعه البصمه من على الكوب القديمه من يحتاج الى الحمض النووى؟ |
| - Marcos'un ayakkabıya ihtiyacı var. - Ona söylemeye çalıştım, Carmen. | Open Subtitles | ماركوس يحتاج الى حذاء لقد حاولت أن اخبر المدير – كارمن |
| 4B'deki Frank'ın seks oyuncakları için yedek parçaya ihtiyacı var mı? | Open Subtitles | هل فرانك من الفور بي يحتاج الى اصلاح اجزاء دمية السكس |
| 125.karakolun yaşanan onca şeyden sonra iyi bir yüzbaşına ihtiyacı var. | Open Subtitles | بعد كل شي القسم 125 يحتاج الى قائد جديد لقد تم |
| Peşimizdeki kişinin silah ya da bıçağa ihtiyacı olmaması dışında. | Open Subtitles | إلا أن الشخص يستهدفنا لا يحتاج الى بندقية أو سكين. |
| Ölü bir kralın piçini barındırmayı da düşünmeye ihtiyacı yok. | Open Subtitles | انه لا يحتاج الى التفكير في إيواء نذل ملك ميت. |
| Sizin geçmişinize sahip birinin kapitalizm dersine ihtiyacı olmasına şaşırdım, profesör. | Open Subtitles | انا متفاجئ من رجل لهُ خلفيتك يحتاج الى درسٍ في الرأسمالية |
| Neyse içeri doğru büyüyen bir tırnağım var, onu çıkarmam lazım. | Open Subtitles | على اية حال، لقد حصلت على مطول للأظافر يحتاج الى الصيانة |
| Onuniçin gerekeni yaptım, şimdi onun mümkün olduğunca hızlı bir cerraha görünmesi lazım. | Open Subtitles | لقد فعلت ماينبغى له, الآن هو يحتاج الى جراح باسرع ما يمكن. |
| Elbette monte edilmesi gerekiyor... | Open Subtitles | حسناً، طبعاً كما يحتاج الى بعض التصليحات أيضاً |
| Çünkü bu durum hemen çözülmesi gereken lanet bir durum! | Open Subtitles | لأن هذا الأمر يحتاج الى أن لا يقضى علينا الآن |
| Suçlamamakla kalmayacak bir de sana saygı duyacağım çünkü paramı geri vermek cesaret ister. | Open Subtitles | ليس فقط لن ألوم لك، ولكنني لن يحترمك، لأن تعطيني ظهري المال يحتاج الى شجاعة. |
| Oğlu 6 aydır okula gitmiyormuş, özel öğretmenlik yapmamı istiyor. | Open Subtitles | ولده لم يدرس لمدة ستة أشهر و يحتاج الى تدريس. |
| Gerçeklerinin aksine akbaba kamerası inmek için düz bir alana ihtiyaç duyuyor. | Open Subtitles | على عكس النسر الحقيقي الذي يحمل الكاميرا يحتاج الى مسار سلس للهبوط. |
| İçten ısıtılması lâzım, battaniye ile değil. | Open Subtitles | . انه يحتاج الى تدفئه نشطه , و ليس الى غطاء |
| Yardımıma gerçekten ihtiyaçları olduğu bir yerde yapardım ama. | Open Subtitles | ولكن.. سأمارسها في مكان يحتاج الى مساعدتي حقاً |
| Aşk bile teknolojinin yardımına ihtiyaç duyar | TED | حتى الحب يحتاج الى المساعدة من التكنولوجيا |
| Interpol Singapur'da yaşanan bir soygun için neden Hong Kong polisine ihtiyaç duysun? | Open Subtitles | لما الانتربول يحتاج الى شرطة هونغ كونغ بسبب سرقة في سنغافورة؟ |