| Dünyada bundan 7 tane var ve bu adam arabayı kasada saklıyor. | Open Subtitles | يوجد سبعة منها فقط في العالم وهذا الرجل يحتفظ بها في قبوه؟ |
| Hadi. Kapsülde saklıyor Ateş'i. Orada bekle. | Open Subtitles | هيّا، إنّه يحتفظ بها في الحجرة لا تبرح مكانك، سأعود بسرعة |
| Çünkü tüm gücünü orada saklıyor. | Open Subtitles | لأن كل الطاقة التي يحتفظ بها هناك |
| Ona, çekmecesinde duran ve senin için sakladığı hediyenin ...onu kendi ızdırabına saplayan bir çapa olduğunu söylermisin. | Open Subtitles | قولي له ان هذه الهدية التي يحتفظ بها لاجلك في درج مكتبه, انها كمرساة السفينة تثبته في حزنه |
| Losyon, temizlik kremi ve aracında sakladığı diğer günah gereçleri. | Open Subtitles | زيوت و أشتات الأثام الأخرى التي يحتفظ بها في سيارته الدفع الرباعي |
| San Antonio'da tuttuğu o fahişe için annemi ağlatırdı. | Open Subtitles | يجعل والدتي تبكي بسبب عاهرة يحتفظ بها في سان أنطونيو |
| Cain 16. kattaki ofisinde, bir kasada saklıyor. | Open Subtitles | كاين يحتفظ بها في مكتبه بالطابق الـ16 |
| Almana bir şey demez. Yatağın altında saklıyor. Lütfen. | Open Subtitles | لن يمانع، وهو يحتفظ بها تحت مضجعه هناك، رجاءً... |
| - Muhtemelen Lord Mot kendisine saklıyor. | Open Subtitles | - ربما هذا اللورد (موت) يحتفظ بها لنفسه- |
| - O benim için saklıyor. | Open Subtitles | انه يحتفظ بها لي |
| Günlüğünü masasında saklıyor. | Open Subtitles | يحتفظ بها في مكتبه |
| Seni kim saklıyor? | Open Subtitles | وهذا الصندوق يحتفظ بها آمنة؟ |
| Bu yüzden Percy onları saklıyor. Kendini güvenceye almak için. | Open Subtitles | لهذا (بيرسي) يحتفظ بها إنها كبوليصة تأمينية له |
| Bilmemiz gereken acaba Emir kızı kendine mi saklıyor yoksa başkasına mı sunacak? | Open Subtitles | هل . أمير يحتفظ بها لنفسه |
| Peki babalık onu nerede saklıyor? | Open Subtitles | وأين يحتفظ بها "بوبس"؟ |
| Hastanenin sakladığı evrak, çıktı falan var mı? | Open Subtitles | هل هناك أي أوراق يحتفظ بها المستشفى؟ |
| Görünüşe göre, bu, Büro'nun bazı yüksek profilli davalar için tuttuğu kayıtlar. | Open Subtitles | حسناً ، من الواضح أنها تسمية يحتفظ بها المكتب لبعض القضايا البارزة المُهمة |
| Tom'un Myrtle için tuttuğu o gizli dairedeki gece bir tür kimyasal çılgınlığın verdiği bir neşe içerisindeydik. | Open Subtitles | تلك الليلة, فى هذه الشقة السرية (التي يحتفظ بها توم من اجل (ميّرتِل كانت تسري بداخلنا طاقة لا حدود لها |