| Ve o adam, Poirot'dan kaçabileceğini sanıyor. | Open Subtitles | وهذا الرجل يظن انه يستطيع الهرب من بوارو |
| Eğer her şeyi doğru yaparsa, eğer tekniği ve aletlerini mükemmelleştirirse, ilk seferkine erişebilir sanıyor. | Open Subtitles | انه يظن انه ان قام بضبط كل المتغيرات ان قام بضبط مهاراته و أدواته للوضع المثالي سيشعر بالنشوة الاولى مجددا |
| İki çocuk taşıyıp vücudunu mahvettiği için evde geçerli olan bütün kararları kendisinin verebileceğini sanıyor. | Open Subtitles | مع ذلك هو يظن انه يقوم بكل قرار للعائلة ببساطة لإنه افسد جسده بحمله لطفلينا |
| Migren olduğunu düşünüyor. Başım ağrıyor, hem de çok kötü. | Open Subtitles | انه يظن انه الم الشقيقة فعندي صداع قوي في رأسي |
| Henry protestandır ama o günden beri katolik gibi davranıyor snob bunun ahlaki açıdan doğru olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | هنري كان بروتيستن وتظاهر منذ ذلك الحين ليكون كاثوليك لانه يظن انه نوع من مناشدة العظة المتغطرسة |
| Sırf bana âşık olduğunu düşünüyor diye, ...15 yaşında bir çocukla mı takılacağım yani? | Open Subtitles | لن اخدع فتي في الخامسة عشر من عمره فقط لمجرد انه يظن انه واقع في حبي |
| Demek, gitmemize izin verdiler çünkü Klytus, hafızanı sildiğine inanıyor. | Open Subtitles | لذا هم دعونا نهرب لان كلايتس يظن انه محا ذاكرتك |
| Gardını indirdi. Beni kontrol edebileceğini sanıyor. | Open Subtitles | حذره منخفض انه يظن انه يمكنه ان يتلاعب بي |
| Abartmıyorum ve R.A. de komik olduğunu sanıyor. | Open Subtitles | انا لا ابالغ اعني ان الآر اي يظن انه مضحك |
| Kazandığını sanıyor, ama ben burada olduğum sürece bir bok kazanmış değil. | Open Subtitles | وهو يظن انه انتصر ولكنه لم ينتصر ابداً وليس بعد ما زلت هنا. |
| Talimatları takip ederek riske girmediğini sanıyor. | Open Subtitles | أعنى , انه يظن انه يلعب بأمان بإتباع الأوامر |
| Beni koruyabileceğini sanıyor, ama ben bunu yapabileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | يظن انه سيحميني لكني لا اعتقد ذلك |
| Elini kolunu sallayarak emekli olacağını sanıyor. | Open Subtitles | لقد كان يظن انه يستطيع الانسحاب بكل بساطة , |
| Yani, sanırım o, herkez için kolay olacağını sanıyor, eğer ben ceza alırsam, ama onlar onundu. | Open Subtitles | اعتقد انه كان يظن انه من السهل على الجميع انا اتلقى انا الأمر -لكنها كانت له |
| Uyku Perisi sana sahip olduğunu düşünüyor ama değil. | Open Subtitles | الرجل المنوم يظن انه حصل عليك ولكنه ليس كذلك |
| Birçok insanı harcamanın mantıksız olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | يظن انه لا معنى من إهدار المزيد من الحياة |
| Onun, batı yakasında diğer birkaç birinci sınıf kaçıkla takılan Sugar Ray Leonard olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | يظن انه مثل " شوغر ري لينارد " و يتسكع بالجانب الغربي مع مجانين من الدرجة الاولي |
| Takımdaki herkesten daha iyi olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | انه يظن انه افضل من كل الذين بالفريق |
| Reid 2-3 gündür ölü olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | ريد يظن انه ميت منذ يومان او ثلاثة |
| Savaş bölgesinde olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | انه يظن انه في ساحة حرب |
| Saldırgan, becerisi olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | اذن المجرم يظن انه موهوب |
| "Et yiyen bir iblis tarafından ele geçirildiğine inanıyor." - Reid. | Open Subtitles | يظن انه مسكون من قبل روح ملعونة أكلة للحم |