| Hükümet için çalışıyor. Böyle şeylere erişme yetkisi var. Bekle bir saniye. | Open Subtitles | انه يعمل لدي الحكومه ، يمكنه الوصول الى هذه الاشياء ، انتظر لحظه |
| Tutukladıkları adam hükümet için çalışıyor... ve yalnız olmayabilir. | Open Subtitles | الرجل الذى اعتقلوه يعمل لدي الحكومه و هو لا يعقل ان يتصرف بمفرده |
| Bu bebek hiç uyumuyor. 24 saat benim için çalışıyor, Tanrı küçük Pentium çipli kalbini korusun. | Open Subtitles | إنه يعمل لدي 24 ساعة باليوم بارك الله في شريحته الالكترونية |
| CIA için çalıştığını düşünmez. | Open Subtitles | ان طفل مثلك يعمل لدي وكالة الاستخبارات المركزية |
| Eve, Renard'ın Kara Pençe için çalıştığını biliyor. | Open Subtitles | ايف تعلم ان رينارد يعمل لدي المخلب الاسود |
| Aidan eskiden ailem için çalışırdı. | Open Subtitles | إيدن كان يعمل لدي عائلتي، كان يتولي رعايتي بشكل رئيسي. |
| Benim için çalışan herkesin aksine hâlâ üniversitedeymiş gibi yaşayan tek sen varsın. | Open Subtitles | الآن، على عكس أي شخص آخر يعمل لدي كنت الشخص الوحيد الذي أعرفه الذي يعيش كما و أنه لا يزال في الجامعة |
| Herkes benim için çalışıyordu. Eski bebek bakıcımız Lois Byrd bile. | Open Subtitles | كان الجميع يعمل لدي حتى راعية أطفالنا المسنة: |
| Hala benim için çalışıyor. Keşif yapıyor. | Open Subtitles | ما زال يعمل لدي كلفته ببعض العمل |
| Aslında o kadar da manyak değil çünkü o benim için çalışıyor seni salak orospu çocuğu. | Open Subtitles | هذاليسجنوناً... لأنه يعمل لدي أيها الغبي اللعين |
| Dünyada, benden başka bu büyüyü yapabilecek tek bir büyücü var ve o da Darken Rahl için çalışıyor. | Open Subtitles | ساحر واحد فقط بخلافي يستطيع فعل هذا السحر وهذا الساحر يعمل لدي "داركن رال". |
| Gaza'da yardım ekibinde. Onu görmeyi umut ediyorum. BM için çalışıyor. | Open Subtitles | انه في " غزة " و انا أأمل ان اقابله انه يعمل لدي " يو إن " ـ |
| Onu buraya getirdim çünkü benim için çalışıyor. | Open Subtitles | أحضرتها إلى هنا لأنه كان يعمل لدي |
| Hayır, benim için çalışıyor. | Open Subtitles | لا, إنه يعمل لدي |
| Evet, benim için çalışıyor. Öyle mi? | Open Subtitles | نعم، إنه يعمل لدي |
| Ama artık benim için çalışıyor. | Open Subtitles | ولكنه يعمل لدي الآن. |
| İnsanları iyi bilirim. Kimin kimin için çalıştığını bilirim. | Open Subtitles | أنا أعرف الناس هنا في البلدة أعرف من يعمل لدي من... |
| O, sanırım ara sıra babamla çalışırdı ve ben, ben bardaydım ve o sarhoştu, gerçekten sarhoş... | Open Subtitles | لكنه يعمل لدي والدي أعتقد, أحياناً أنا كنتُ بالحانة وهو دخل وقد كان سكراناً - وقد كان سكراناً لغاية . |
| Mutfakta benim için çalışan eski ülkeden olan biri var. | Open Subtitles | من قال ذلك؟ في المطبخ رجل من البلاد القديمة يعمل لدي |
| Herkes benim için çalışıyordu. Eski bebek bakıcımız Lois Byrd bile. | Open Subtitles | كان الجميع يعمل لدي حتى راعية أطفالنا المسنة: |