| Yumru ayak, Leni'ye, sevgilisinin, hergün vatandaşlarının ölüm emrini verdiğini söylüyor. | Open Subtitles | يقول لها بأن عشيقها هذا يصدر أوامر الاعدام بحق أبناء بلدها كل يوم |
| Birkaç Çinli müşteriyi eğlendirmek için çıktığını söylüyor. | Open Subtitles | أنه يقول لها بأنه في حفلة مع بعض العملاء الصينين لتسليتهم |
| - Pek çok kişinin onu aradığını söylüyor. | Open Subtitles | يقول لها أن كثير من الناس يبحثون عنها |
| Onu sevdiğini söylüyor ama bunu bir fahişenin sırtında yazıyor. | Open Subtitles | يقول لها أنه يحبها لكنه يكتب الى عاهرة |
| - Pek çok kişinin onu aradığını söylüyor. | Open Subtitles | يقول لها أن كثير من الناس يبحثون عنها |
| Hazik kimseye ulaşamamış Cuma da telefonun adi Amerikan malı olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | لا يمكن لـ(حزيك) أن يتصل بأي أحد بهاتفه، و... و (جماه) يقول لها أنها مجرد خردة أمريكية |