| Babama bakmasını söyleyebilir misin, lütfen? | Open Subtitles | هل يمكنكِ أن تطلبي من أبي أن يلقي نظرة ، أرجوك؟ |
| O zaman şuna bakmasını ve bir sorun yoksa şahitleri 5'e kadar aramasını söylersin. | Open Subtitles | حسنا، إجعليه ان يلقي نظرة على هذا إذا ليس هناك أي مشاكل، إذن يمكن للشاهد أن يأتي |
| Patronun bu bilgisayara bir göz atmak istemez miydi sence? | Open Subtitles | ألا تعتقدين أن مديرك سيحب أن يلقي نظرة على حاسوبه؟ |
| Michael ekipmanımıza bir göz atmak istedi. | Open Subtitles | يريد مايكل أن يلقي نظرة على معداتنا |
| Dinle, soyulmuş adamın buna bakmaya hakkı vardır. | Open Subtitles | إسمع .. الشخص الذي سُرق له الحق أن يلقي نظرة |
| Sabırsız olmaya başlayanlar iyi baksın. | Open Subtitles | حسنا كل من ضاق صدره من الانتظار يلقي نظرة على هذا |
| Duvara bakması için tesisatçıyı getirdim. Bir dakika sürer. | Open Subtitles | أحضرت السبّاك كي يلقي نظرة على الحائط لن يستغرق سوى دقيقة |
| Hükümetin adamını çağırıp bir göz atmasını isteyeceğim. | Open Subtitles | سأتصل برجل الحكومة و أطلب منه أن يلقي نظرة |
| Lütfen, Georges'tan ona bir daha bakmasını iste. | Open Subtitles | من فضلك, فقط اطلب من جورج أن يلقي نظرة أخرى عليه |
| Diğer bir konu da, komşuların arazi hududu Solomon Schlutz'dan bakmasını istedim. | Open Subtitles | بخصوص الموضوع الآخر حدود الملكية، طلبت من (سولومون شلوتس) أن يلقي نظرة. |
| Ona kapıya bakmasını söyle. | Open Subtitles | قولي له أن يلقي نظرة على الباب |
| Yalnızca, kompozisyonuma ikinci bir kez bakmasını istedim. | Open Subtitles | دعوته أن يلقي نظرة أخرى على مقالتي |
| Swartz da göz atmak istedi. | Open Subtitles | فأراد شوارتز أن يلقي نظرة عليها |
| Garaja bir göz atmak istiyor. | Open Subtitles | أراد أن يلقي نظرة في المرآب |
| Eğer katilse oraya bakmaya çalışacaktır. | Open Subtitles | إذا كان هو القاتل، سيحاول أن يغتنم الفرصة حتى يلقي نظرة. |
| Restoranın satılık olduğunu duymuş ve gelip bakmaya karar vermiş. | Open Subtitles | وسمع عن المطعم كونه للبيع، وقرر أن يلقي نظرة |
| Alan pek çok erkek gibi çaktırmadan bakmaya çalışacağı yerde gözlerini benden kaçırdı ve şöyle dedi: | Open Subtitles | وقميصي كان مفتوح الأزرار.. وألين ، بدلا من أن يلقي نظرة سريعة... . |
| Pazar günü Jack Wells yarana baksın. Buna gerek yok efendim. | Open Subtitles | ـ جاك ويلز يجب أن يلقي نظرة عليه ـ هذا ليس ضروري |
| Rahat ol. Draper bunlara bir baksın. | Open Subtitles | تروّي, تأكدي من أن درايبر يلقي نظرة على تلك |
| Doktorun yüzüne bakması gerek tamam mı? | Open Subtitles | وسندع المسعف يلقي نظرة على وجهك |
| Ve sadece birinin sizin projenize bir göz atması bile -- ve eminim diğer konularda geçerlidir ama kodda kesinlikle geçerli -- birinin kodunuzla ilgilenmesi, size geri dönüşte bulunması ve fikir vermesi için yeterli süre bakması demek. | TED | و حقيقة أن شخص آخر يلقي نظرة على مشروعك أنا متأكد أنها حقيقة صحيحة في أشياء أخرى كثيرة ، لكنها بالطبع صحيحة في البرمجة أنه اذا كان شخص مهتم بعملك البرمجي، و ألقى نظرة كافية عليه ليعطيك رأيه الشخصي فيها و يعطيك أفكار أيضاَ . |
| Ondan sadece çalışmalarına bir göz atmasını istedim. | Open Subtitles | انا اردته فقط ان يلقي نظرة على عملها. |