| elimi sık ve istiyorsan çığlık at. | Open Subtitles | فقط صحافة أسفل على يَدِّي وصيحة إذا تُريدُ. |
| O zaman bu neden benim elimi zehirlediğini açıklıyor. | Open Subtitles | حَسناً، الذي يُوضّحُ بإِنَّهُ أخرجَ حقّ السمَّ من يَدِّي. |
| Az önce, feci şekilde elimi yaktım ve nezaketen, iyi olup olmadığımı sordum kendime. | Open Subtitles | أنا فقط أحرقت يَدِّي وأنا سَألتُ نفسي إذا كنت بخير. |
| Havalandırma sistemini avucumun içi gibi biliyorum. | Open Subtitles | أَعْرفُ التخطيطَ إلى الأنبوب الهوائي نظام مثل خلف يَدِّي. |
| Ondan sonra da her küçük detayı elime yazmıştın senfonisini çalan bir orkestra şefi gibi. | Open Subtitles | وبعد ذلك. طَبعتَ كُلّ صَغيرة وكبيرة على يَدِّي مثل موسيقارِيكتب سمفونيتة |
| Şey, seni bilmem, ama ben kendi elimi yemektense açlıktan ölmeyi tercih ederim. | Open Subtitles | الآن، أنا لا أَعْرفُ عنك، لَكنِّي أُفضّلُ أَنْ أَمُوتَ جوعاً مِنْ لأَكْل يَدِّي الخاصةِ. |
| elimi tekrar denemeye karar verdim, Renoir'ı düşünerek. | Open Subtitles | لقد قرّرتُ إختبار يَدِّي ثانيةً فكري بـ "رينيوار" |
| Az önce elimi yedi! | Open Subtitles | هي فقط أَكلتْ متعةَ خارج يَدِّي! |
| - elimi yaktım. | Open Subtitles | -أحرقت يَدِّي . |
| Bu caddeyi avucumun içi gibi biliyorum. | Open Subtitles | أَعْرفُ هذا الممرِ مثل خلف يَدِّي. |
| İrlanda'yı avucumun içi gibi bilirim. | Open Subtitles | أَعْرفُ إيرلنده مثل خلف يَدِّي |
| Bu ofisi avucumun içi gibi bilirim. | Open Subtitles | لذا أَعْرفُ هذا المكتبِ مثل ظهر يَدِّي |
| Unutmayayım diye elime yazdım. | Open Subtitles | كَتبتُه على يَدِّي لكي لا أَنْسى |
| Tamam, elime doğru it. | Open Subtitles | الموافقة، يُخرجُه ضدّ يَدِّي. |